PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

24 Ocak 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Yine Bir İşler Karıştırmıştım

 

Soğuk ve karanlık kış sabahlarında sıcak yatağımı terk edip işe gitmek canıma yetmişti bir defasında. Akşamı zor ettiğim o gün latife yapıyor edasında sormuştum bizimkine “Üniversite mezunuyum ama ev hanımıyım, eşim çalışmamı istemiyor. Ben neden böyle sözler sarf edip sakince evimde oturamıyorum?” Ciddiye almış mıydı hala bilmiyorum ama hiç tereddüt etmeden yanıtlamıştı: “boş kalmak sana yaramaz, ne işler karıştırırdın kim bilir…”

Havada asılı kalan bu ‘lüzumsuz’ sandığım diyaloğun ardından çok geçmemişti ki çalışma saatlerimin epey azaldığı bir sürece girmiştim. Kitap oku, pilates yap, evi temizle, arkadaşlarla kahve iç… vakit geçmiyordu. Hakikaten bir işler karıştırmalıydım.

Londra’ya yeni taşındığını haber aldığım bir arkadaşımı arayıp halini hatırını sormak geldi içimden. Akademili oyuncu ve çok yetenekli bir müzisyendi. Canlı müzik grubu kurmak istediklerinden ve sahne alacak mekan arayışında olduklarından bahsetti.

Bu koca şehir, Türk cemiyeti için herkesin birbirini tanıdığı ufak bir kasaba gibidir. Network sağlamdır. Sahne alabileceklerini düşündüğüm birkaç mekan geldi aklıma. Yeni açılan bir restoranda bir kaç hafta sonrası için bir deneme programı sözü aldım ve müjdeyi vermek için arkadaşımı tekrar aradım.

Şimdi evli olduğu, konservatuar yıllarından çocukluk aşkı kahon çalarken, o güzel sesiyle okuduğu şarkılara ukulelesiyle renk katacak, yine okuldan arkadaşı olan safi yetenek çellistimiz de soloları döktürecekti. Kulağa harika gelen bu üçlü “Sen de bize eşlik etsene” deyince hiiiç ikiletmedim.Tek bir sorun kalmıştı. Provalar için zaman ve mekan lazımdı. Bize gelin dedim.

Sonraki haftalar, soğuk ve karanlık kış sabahlarına zorla uyanmaktan çok başka geçmişti. Repertuar oluşturmak, teknik ekipmanı tamamlamak, parçaların trafiklerini oturtmak, kostümleri ayarlamak derken çok keyifli, biraz yorucu ve epey gürültülü birkaç hafta geçirmiştik.

Tek bir program için sözleştiğimiz mekan, Cuma akşamları düzenli dinleti sözü almadan bırakmadı bizi sahneden indiğimizde.

Onca hengame içinde devam ettik bir kaç ay kadar. İtiraf ediyorum, bütün hafta yüksek volümle anlattığım derslerde iyiden iyiye yorulan sesimin Cuma akşamları nasıl çıkabildiğine şaşırmadan edemezdim. Grup arkadaşlarımın yüksek yetenek ve performansı sayesinde detonelerim arada kaynıyordu galiba.

Yine de restoranın yemek servisi, müzik kalitesi kadar müptela kitlesi edinememişti ki o mevsimi deviremeden işletmeyi devretme kararı alınmıştı. Güzel günlerdi.

Hayat arkadaşım haklıydı. Kendimce bir işler karıştırmadan duramamıştım işte. Karşıma çıkan insanların da iyi niyeti sayesinde hatırlarken bile mutlu eden işlerdi neyse ki.

Olur da merak uyandırmışsa söyleyeyim, bir kez daha çatal kaşık sesleri arasında sanat icra etmeye kalkışmaya pek gönüllü değilim. Ama işin ehli olanları seve seve dinlemeye giderim.

Soğuk ve karanlık sabahlarla aramızdaki buzlar ise çoktan eridi. Asıl mesleğim olan öğretmenliği ne kadar sevdiğimi ve buna hiçbir vaziyetin gölge düşüremeyeceğini daha net hissediyorum olgunlaştıkça.

The following two tabs change content below.

Beyza'nın Mutfağı

Köşe Yazarı at Beyza
Fim teorisi, tonal armoni, resim, felsefe ve Latince gibi bir çok sanat ve temel bilim dersleriyle desteklediği lisan eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümün’de tamamladı. Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nde Yüksek lisans eğitimi aldı. Doktoraya devam edebilmek için uzun dönemli yerleşme kararı aldığı İngiltere’de, aile kurmak ve Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde çalıştığı ikinci bir Yüksek Lisans da dahil olmak üzere, doktora dışında pek çok şey yaptı . Şimdi Brunel Üniversitesi’nde Akademik İngilizce dersleri veriyor. Kendisini anlayan bir doktora danışmanı bulacağı güne çok yaklaştığını hissediyor.

Latest posts by Beyza'nın Mutfağı (see all)