PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

26 Eylül 2022

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

TÜRK REFLEKSİ

Misafirlerimiz geldi. Onlarla Aktaş Şelalesi’ne gittik. Yolu ne kötüydü. Biz hanımlar yolun bir noktasında pes edip vazgeçtik. Sanki gidilsin görülsün diye değil de kimse gelmesin diye uğraşılmış gibiydi.

Şelale, su, dere görmek isteyen Gaziantep’li misafirlerimiz biraz hayal kırıklığına uğradılar. Yaz olduğu için herhalde, cılızlaşmıştı sular. Gene de piknikler, mangallar yapıldı, göllere, gölcüklere gidildi, kenarında mutluluk yansıtan fotoğraflar çekildi.

Enerjik misafirlerimizi yolcu ettikten sonra biz neredeyse üç gün uyuduk. Sonra da sakin, yavaş tempolu hayatımıza geri döndük.

Karadeniz’imiz çok dalgalı. Havamız fırtınalı.  Zaman zaman da yağışlı. Denize gidemesek de seyrine bakıyoruz. Köpüklü Karadeniz celalli bugünlerde.

Cumhurbaşkanımız üçtür Yunanistan’a göz dağı veriyor. Düşündüm, bu işin sonu nereye varır diye, bir korku bir tedirginlik kaplamadı içimi. Oysa senaryosu yazıldığında çok fazla açılıma gidecek, korkunç bir olay örgüsünün başlangıcı gibi duruyor.

Örümcekten, fareden, yılandan, zelzeleden korkarım. Doğu sınırlarımızın ötesinde şehit verdikçe yanarım. Öyleyse nedir bu bendeki pervasızlık, Cumhurbaşkanı’na “yürü be!” dedirten motivasyon?!.

Sanırım birinci ağız anneannemden dinlediğim Yunan işgali hikayeleri… Anneannem Çanakkaleli. Yüz yaşında öldü ve ölürken bile bilinci berraktı.

Belki Yunanlıların da kendi büyüklerinden dinlediği hikayeleri vardır.

Biliyorum ki çocuklarımız gayya kuyusu olan Ortadoğu’da on yıllardır şehit olmaktaysa bu işin çözümü Batı’dadır, belki de yanlış yöne gidiyorlardır.

Bakalım, Batı’nın şımarık çocuğu şımarmaya ne kadar devam edecek ?

Yunanistan Euro’ya geçtiğinde “hah” demiştim. Ekonomik krize girip diz çöktürüldüğünde “şimdi tamam” dedim. Zaten sonra Eşek Adası’nda kuzu çevirdiler. Artık uçaklarımıza radar kilidi atıyorlar.

Maşa ülke, adım adım közlenmiş ateşi karıştırmak için aktif ediliyor.

Bu sakin hayatım bozulursa, ekonomimiz olumsuz etkilenip sıkıntıya girersek, mütevazı maaşlarımızla ne yaparız, belki o maaşlar bile verilemez olur gibi sorular, ihtimaller toplumsal bilinçaltına yenik düşüyor. Korku falan kalmıyor, ne acayip!

Eşim kendi kendine söyleniyor, “bunlar şimdi Kıbrıs’ta da tatsızlık çıkarırlar.” Cevabını alırlar, diyorum, dişlerimin arasından. Sonra kendi sesimden ürküyorum, şarkılar söyleyen yumuşak, coloratura soprano sesimden.

Biz ne ara böyle şahin olduk, hep mi böyleydik? Yoksa Türklerin ortak morfolojik alanları mı var görünmeyen? Ruhlarının atalarına ve birbirine bağlı olduğu?

Reflekslerimizi çok iyi bilenler bu hamleyi yapacaklar. Belli ki.

Yazar Hakkında

The following two tabs change content below.

Defne ILGAZ

Sanatçı-Akademisyen at Defne Ilgaz
Lisansını ve yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi/Enstitüsü Sinema TV bölümünde yaptı. İki yazarın kızıdır. Aynı zamanda müzisyendir. Albümleri, cover'ları, bir de kitabı var. İki çocuk annesi. Doğduğu ve büyüdüğü İstanbul'dan taşınarak yaşantısını sonuncu il Düzce'nin Akçakoca ilçesinde sürdürmekte, bağımsız sanat adına çalışmalarına orada devam etmektedir. Daha fazla bilgi için www.defneilgaz.com.tr kişisel web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Latest posts by Defne ILGAZ (see all)