PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Eylül 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

ŞİİRLİ BAHÇE 54

Sağlığının şanssızlığına rağmen, şiir hayatının başlamasına neden olan edebiyat öğretmeni; şair, Zeki Ömer Defne’nin:
“Yarının iyi bir (şu bir sözcüğü de cankurtaran canım (!) erkek/kadın, üç yüz sayfalık roman yazıyor, her sayfaya gerekli gereksiz yirmi tane ‘BİR’ (!) koyuyor; çarp, eşitle, altı bin avantadan sözcük (!) bu ne bolluk böyle!) kalemine sahipsin: boş durma ‘OKU!’ emrinin kehaneti tutuyor…

Zeki Ömer DEFNE
Zeki Ömer DEFNE


1903 doğumlu Defne Hoca’nın ‘Ilgaz’ şiirini okumaya başlayalım:

‘Yıldızlar çamlara değer de geçer/ Gün buradan başını eğer de geçer/ Sular dizlerini döver de geçer/ Bir Ilgaz, er Ilgaz, yâr Ilgaz.’
Sıkıldınız; şiir artık böyle yazılmıyor diyorsunuz; haklısınız, Rıfat Ilgaz ve kızı Defne’yi anarak geçelim öyleyse!
Zaten öğrencisi de pek onun yolundan gitmeye niyetli değildir…

Ortaokul yıllarında ‘El-Marifet matbaası (Enver Aysever, çocukluk yıllarında gazete ve oyunlarını aynı yayınevinden neşretme becerisini göstermiştir!-Kendi anlatımı-) yardımıyla ‘Küçük Muharrir’ dergisini on dört sayı sürdürerek birinci cildini, daha sonra on iki sayı daha ekleyerek ikincisini okuyucularına ulaştırır (!) kimlerdir onlar; akraba-i taallukât ve yakın çevre?!


Telif ücreti, çikolata ya da bon bon şeker (!) karşılığında (…) “Küçük Muharrir” mahlasıyla, Akşam Gazetesi’nin Haftalık Çocuk Dünyası’nda şiirler, hikâyeler yazmağa başlar; böylece profesyonelliğe ilk adımlarını atar (!) ne de olsa, ürünlerinin karşılığı küçük de olsa değere dönüşmüştür; şimdilerde ismi lazım olmayan yayınevi müsveddelerine (Parayı veren düdüğü çalar hesabı) EDİTE (!) edilir hikâyesiyle kendi ödediği telifle yayına okey almışlar çoktur aramızda!


Aklıma geldi: ünlü olmadan önce bu işe bulaşmış birkaç yazar:

‘Kayıp Zamanın Peşinde’ Proust!
On dört yaşındaki Viktor Hugo, şiir dosyasını basmaya yanaşmayan yayıncısına sert çıkar:
“Hatâ ettiniz, ilk şiirlerimi bassaydınız, gelecekte yazacağım tüm eserlerimin yayın hakkını size verecektim!”
sözleri, umutları kırılmış tüm yazma sevdalılarına armağan olsun!

‘Hans Kyuhelgarten’ adlı kitap, Nikolay Vasilyeviç Gogol’a aittir ya; ama V. Allov imzasıyla yayınlatmış, eleştirilere dayanamamış; basılı kitapları piyasadan (Adlarını şimdilik unutalım, gerekirse araştırır, soruşturur buluruz; bizdeki ‘terminatör’leri!) toplayıp yok etmiştir!

‘Les Chaires d’Andre Walter,1891, ( Andre Walter’ın Defterleri) Andre Gide, yanıp tutuştuğu Madeleine için yazılmış otobiyografisi; sevgilisi ve diğerlerince sifonu çekilerek Sen Nehri’nin boklu sularına gömülmüş!
‘Semaver’, Sait Faik.
‘Duvar’, Attila İlhan.

O kadar da korkulacak şey değilmiş ilk kitaplarımızı kendi paramızla yayınlamak ya da yayınlatmak; yalnız tuzaklanmamak koşuluyla!


Amma şöyle garip şeyler de oluyormuş:


Henry David Thareau, sidik zoruyla yayınlattığı kitabı satılamayınca, yayın evi, giderlerin masrafını ondan tahsil eylemiş; 24 cilt de yayınlanmaz ki, canım!


Bunun kolayı, yukarıda okuduğumuz Asaf’ca yapılanı, yayın evini kendin kur!!!


Sürecek

The following two tabs change content below.
Feridun BENDEN

Latest posts by Feridun BENDEN (see all)