PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

23 Kasım 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

ŞİİRLİ BAHÇE
40
Buradan sonra Neyzen üzerine anlatacaklarım, anıların alzheimere (alzaymer) olduğunu tasdikler (!) ve tarih yazarlarınca son sıralardaki belgeler olarak kabul edilir.
Gazi; Müzeyyen Senar, Safiye Ayla gibi sanatçıları, dost sohbetlerine renk katmaları için davet eder ya; Neyzen’in Ney’ini dinlemek ister, (Enver Paşa’nın yalısında üflemesine hayran kalan Alman komutanın davetlisi olarak Romanya’da piyano eşliğinde verdiği konseri duymuşluğu olmalı!) o da, Çankaya’nın yolunu tutar; mekânın Florya Köşkü olduğu da söylenir! Ünü, yaşayış biçimi ve çok içki içtiği bilinen Neyzen; Paşa’nın masasına buyur edilir, masadaki konuşmalar bir şekilde Neyzen’in içkisine sarkar; Neyzen’in Paşa’ya sorduğu, içtiği içkinin miktarıdır, yanıt:
Şaka yollu:
“iki binlik!”
“Neyle, nasıl?”
“Sulu, susuz,-yumruk mezesi (!)-” olur.
Neyzen başını öne eğer, bu; ‘İki binlik için boynum kıldan incedir’ Paşam anlamınadır!
Neyzen’in önüne iki binlik bırakılır, Neyzen, bir kâseye boşaltır, içine ekmek doğrayıp, kaşıklayarak tüketir (!) diye tevatür ortalığa dökülür; Neyzen’in böyle önemli davetlerde yol yordam bildiği unutulmamalı; bunun yanı sıra Gazi’nin yaşamı ve ahlâkı, onun böyle davranmayacağını da, bilenler bilir.
1930’larda İstanbul Valisi ve Belediye Reisi (O zamanlar öyleydi) Muhittin Üstündağ’ın himmetiyle konservatuarda görevlendirilir, ilk defa aylık bağlanır; gel gör ki, Hüseyin Rıfat adlı münasebetsiz, 1938’lerin valisi ve Belediye Reisi, Taksim Topçu Kışlası’nı yer ü yeksan eden, Lütfi Kırdar’a:
‘İstanbul’a vali olan hergelenin/ Kimi dağdan, kimi Kır’dan geldi!’
yakıştırması, Neyzen üzerinde patlar, aldığı kırk lira aylık elinden uçar gider!
Neyzen pek kızmaz, (Parası olduğunda hepsini berduşlara dağıttığı bilinir) kovuşturulmadan kesilen aylığının hesabını sormaktan da:
‘Bağrıma bir tekme savurdu vali./ Acısından avlu, dere, Kır dar geldi./ Koşacaktım doğru mahkemeye, fakat/ Bu teşebbüs milletime ar geldi./ Bu eşek cilvesini sanma eşek davası,(Bir dik üçgende iki dik kenarın kareleri toplamı, hipotenüsün karesine eşittir teoremi, ne canlar yakmıştır, bu da Enver Aysever’e hediyem olsun)/ Zannedersem katıra devre-i idbar geldi./Tanrı’nın lûtfu sanırken olağan işlerini/ Öksüz İstanbul’u katletmeye barbar geldi./ Belediye dubarayla yemimi kesti benim,/ Neyleyim, kancık katıra tavlada zar geldi.”
geri durmaz…
Sürecek

The following two tabs change content below.
Feridun BENDEN

Latest posts by Feridun BENDEN (see all)