PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

18 Eylül 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

ŞİİRLİ BAHÇE
31

Muktebes Dergisi’nde, Urla Mektebi Rüştiyesi Muallim-i Evveli Hasan Efendi mahdumunun Tevfik imzalı, ilk şiiri hayat bulur! Fuzulî’nin etkisiyle yazılmış, Gazel’in İlk dört dizesine göz atalım:

‘Dilşikârım! Sen esir ettin dîl-i naşâdımı!/ Şivekârım! Levhâ-i hüsnün gönül sayyâdı mı?/ Düştüğün günden beri gafletle hüsnün dâmına,/ Eyledim eflâke i’lâ âhımı, feryâdımı!’ der.


Neyzen’in on dokuz-yirmilerindeki vurgun yemişliğini, becerebildiğim kadarıyla çevirmeğe çalışayım:

‘Gönül çelenim! Esir ettin mahzûn gönlümü!/ Cilvelim (işvelim)! Kalbimin avcısı mı güzelliğin?/ Gafletle, güzelliğine vurulduğum günden beri/ Göklere yükselttim âhımı, feryâdımı!’

demek ki, XIX. yüzyılın sonu karabahtlısı, böyle hissediyormuş aşk-ı sevdayı ya; şimdilerde rastladığım, köyün aile çay bahçesinde, önlerinde uzanan açık denize yakamozlar bırakmış dolunayın insanı sarhoş eden görüntüsünü izleme yerine, başları öne eğik (DÖRT BUÇUK) larıyla oynaşmayı seçmeleri, aşkın ne denli ucuzladığını seriyordu ortaya!

Babası öğretmendir, başıboş gezen on dokuzundaki oğlanın ne kendisine ne de ülkesine yararı olur düşüncesindedir.
İstanbul’a medrese tahsiline (ayıptır söylemesi, şimdilerde, neredeyse tüm ortaöğretim bu amaca yönelmiştir; nereden anlıyoruz ‘PİSA’ sonuçlarından!) gönderilir.


Neyzen, medrese yerine Galata ve Yenikapı Mevlevîhane’lerinin yolunu tutar, dostuna çook sonra “Mey’de Bektaşi, Ney’de Mevlevî göründüm“ diyecektir ya; daha önce gördüğümüz Ziya Paşa’yı şaşırttığı yetmemiş ki, Nostradamus nam, çıkmayan kehanetleriyle ünlü, dünyayı şaşırtan adamı da kıç üstü oturtacaktır, tanışlarının adlarını saydığımda..

Sürecek

The following two tabs change content below.
Feridun BENDEN

Latest posts by Feridun BENDEN (see all)