6 Haziran 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

III
Şiirli Bahçe 15


Üç beş adım atalım;

‘Yalnızlık paylaşılmaz/ paylaşılsa yalnızlık olmaz.’

dizelerinin şairi, sizi şöyle süzer ya, Yüksek sesle:

“Meğhaba, neğden düştünüz buğaya. Ne soğanımız vağ, ne ağayanımız vağ, hele böyle yağmuğlu günde?”

‘R’lere basamayan peltek diliyle karşılar…

11 Haziran 1923 Ankara doğumludur, Cumhuriyet’in ilanına daha 150 gün vardır. Kafa kâğıdında Halit Özdemir Arun yazar; şiire başladığı yıllarda ‘Özden’ ya da ‘Yaşaman’ mahlâsını kendine uygun bulmuştur.

Oktay Akbal, Asaf’ı önermiştir; babası Mehmet Asaf’ın, Asaf’lığından ona yakıştırmış olması boşuna değildir, öğrenirsek kelimenin anlamını: Algılaması yüksek, mantıklı, hayalci, iç dünyası zengin, uysal ve güvenilir nitemleri pek de yakışmıştır ona…

Baba Asaf, Şurayı Devlet’in kurucularından olup Hacıbayram semtine İstanbul’dan göç etmiş, Konak deniyor ya, ben cumbalı, aşı boyalı, iki katlı ahşap, pencere alınlıklarında beyaz çiçekli fesleğen saksılarının bulunduğu eve yerleşmiş olmalı diyorum!

1960’lara dek İstanbul’da; Boğaz kıyıları ve sırtları, Eyüp, Kocamustafapaşa, Aksaray, Fatih, Kadıköy, Bostancı vb. semtlerde gördüklerimle eşleştiriyorum.

Özdemir biraz acelecidir, dünyaya gelişi de böyledir; zira önce onun gözüne dünya kaçmıştır (…) sonradan durumu; ‘Dünya Kaçtı Gözüme’ adlı şiir kitabında:

‘Bir ışık düşürse üstüne basma./Daha yakınlaşır korkarsın./Bir leke kalır, sen çıkarsın.’

dizeleriyle anlatmıştır. Ertesi gün ikizi Özgönül merhaba demiştir ışığa!

Neyse, babası yedi yıl memuriyet görevini başarıyla yürütür; yalnız, 1 büyüğümüzün dediği “benim memurum işini bilir!” tersine, işini bilmez (!) çoluk çocuğun tekrar İstanbul’a hicreti babalarının ölümüyle olur.

Mehmet Asaf Bey, işindeki özverili çalışmasıyla Mustafa Kemâl Atatürk’ün sempatisini kazanmıştır.

Asaf, Cumhuriyet’in birinci kuşağındandır. İstanbul’a dönüş onun yaşamını başka boyuta taşır.

Mustafa Kemâl, babasının hizmetlerini unutmaz, bugünlerde olduğu gibi kullan kullan çöpe at devri değildir, İnönü’ye ilettiği derkenar “Asaf’ın çocuklarını okula yerleştirin.” notuyla Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına kaydolur.

1941’de Sultanî’den sıkılıp Kabataş Erkek Lisesi’ne sınavla geçer ve 1942’de diplomasını alır. Hukuk, İktisat ve Gazetecilik Fakülteleri derken Tanin ve Zaman Gazeteleri’nde çevirmenlik yapmaya başlar.

Sürecek

The following two tabs change content below.
Feridun BENDEN

Latest posts by Feridun BENDEN (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….