PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Eylül 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Masmavi gökyüzünün altında kuşların cıvıldadığı bir günden selamlıyorum sizleri. Ege’ye yaz tam manasıyla geldi. Nasıl geçirdiniz haftanızı? Kendinize ve çevrenize ne yenilikler kattınız? Umarım gönlünüzce geçirdiğini bir haftayı geride bırakıyorsunuzdur. Dün Muğla’nın en çok sevdiğim yerlerinden biri olan Beyobası’na gittik. Bu sevimli yer aslında Köyceğiz’e bağlı. Yemyeşil ağaçların arasında çayın üstüne kurulmuş köşklerden birine yerleştik. Çayımızı ve diğer malzemelerimizi masamıza yerleştirdik. Bugün önemli bir gündü. Nazik ablamın kızı Defne yeni bir yaş aldı. Ve biz de bu güzel günü doğayla iç içe geçirerek kutlayalım istedik.

Defne’nin yaşlarındaki halimi hatırlıyorum da babamın tayini daha yeni Nevşehir’e çıkmıştı. Kapadokya bölgesinde yaşayacağımız için çok heyecanlıydım. Bizim küçük çiçeğimiz şimdi o yaşlarımda… Defne kitap okumayı seven, güzel filmler izleyen, neşeli bir kız çocuğu. Umarım bir ömür hep mutlu olur.

Sevgi ve mutluluk paylaştıkça güzel. Tüm insanlığın ihtiyacı olan bu unsurlar etrafımızda dönüp duruyor. Kafkaokur yeni sayısında sevgiden bahsetmiş. Ne güzel çizimler yapılmış. Renklerle ve sözcüklerle sevgi anlatılmış.

Geçen gün annem ile bir Fransız filmi izledik. Bu filmde geçen müzikleri dinlemeyi oldum olası çok sevmişimdir. Bestecisi Yann Tiersen. Filmde ilk olarak Amélie adında bir kız çocuğu karşımıza çıkıyor. İlerleyen dakikalarda Amélie yetişkin bir kadına dönüşüyor. Mutluluğu bulmaya çalışmış ama bir türlü bulamamış. Kimse onu gerçek anlamda sevmemiş. Çocukluğunda edindiği hayaller onun yol arkadaşı olmuş. Hayalperest, haksızlıklara gelemeyen ve içinde kocaman bir sevgi taşıyan bu kadının hayatı, evinde eski kiracıya ait bir eşya bulmasıyla değişiyor. Bu eşyayı uzun bir sürecin sonunda eski kiracıya ulaştırıyor. Onun sevincini gördükten sonra diğer insanları mutlu etmek için daha çok çabalıyor. Böylece yüzünde kocaman bir tebessüm oluşuyor. Amélie bir Don Kişot edasıyla tüm dünyayı sevgiyle kuşatmaya çalışıyor. Tek eksiği insanlara verdiği bu mutluluğun kendisine verilmemesi oluyor.  Ve film böyle devam ediyor. Konusu kısaca böyle. İzlemek isterseniz bakabilirsiniz.

Don Kişot’u aranızda okuyanlar muhakkak vardır. Bu kitabı küçükken okuduğumda aklını yitirmiş bir adamı iyileştirmeye çalıştıklarını düşünmüştüm. Yıllar sonra Batı Edebiyatı dersinde okuduğumuzda ise yeni fikirler beynime hücum etmişti. Kitabın yazarı Miguel de Cervantes’in kendinden öncekilerle mücadelesi ve onlarla alay etmesi gerçekten çok ilgi çekici. Geçenlerde Doğan Hızlan’ın sunduğu Karalama Defteri’ni izliyordum. Konuğu Jale Parla hocaydı. Daha önce Jale hocanın Don Kişot’tan Bugüne Roman eserini incelemiştim. Onu ekranda izlerken Don Kişot hakkındaki düşünceleri çok dikkatimi çekti. Eğer bir gün bu kitabı okumak isterseniz öncesinde Jale Parla’nın konuk olduğu bu bölümü izlemenizi tavsiye ederim. (Trt arşivden ulaşabilirsiniz.)

Yeni haftanız sevgiyle ve mutlulukla dolsun.

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)