PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

30 Kasım 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Nerede kalmıştık… Yıllar sonra ailece yapılan tatilin ne de iyi gelip, ne yarım kalmışlıkları tamamladığında.

Ama sonrası… Bodrum’da ailemle vedalaşırken fırsat bulamadım ki biraz burukluk hissedeyim. Evvela alıştık. Her vedayı takip eden yeniden kavuşmalar ayların hasretini ansızın dindirir iyi biliyoruz artık.

Zaten telaşlı bir sabahtı. Yıllarca ikamet etmek üzere gelmiş gibi bavullarca taşınıp, dip köşe yerleşiverdiğimiz tatil evini boşaltıp, eksik gedik olmadan teslim ettik. Kuytu Bahçe isimli o çok tatlı yerde mandalina ağaçları altında kahvaltımızı bitirip aramızdaki İstanbul yolcularını Allah’a emanet ettik derken vakit geldi. Sıradaki rotamıza doğru yola revan olup gün batımına yetişmeye niyetlenmiştik bir kere.

Yamaçların denize kavuştuğu kayaların üzerinde kurulmuş Antik kentin izlerine apansız rastlayabildiğim, en güzel manzara köşelerini en kallavi hükümdar lahitlerinin kaptığı; zeytin, limon ve begonvillerin süslediği cömert yüzü kadar zengin su altı kayalıkları ile heyecanıma heyecan katan, Muğla’dan uğurlanıp Antalya’dan karşılandığımız Kaş, sen benim için çok özelsin.

Kaş’ı her ziyaretimde içim eriyor, ruhum şenleniyor ve solgun düşlerim hızla yeşeriyor.

Çalışmaktan yorulduğumda “Yaz gelir, yolumuz Kaş’a düşer sonra bir şeyciğimiz kalmaz” diyorum.

Tekrar eden döngülerden usanıp, kaçıp gitme arzusu zuhur etti mi Kaş düşüyor aklıma.

Soğuktan ellerimin pul pul olduğu kış günlerinde bir iki Kaş karesine baktım mı ısınıyor içim.

Gelecek korkusu sararsa “Tası tarağı toplar Kaş’a yerleşiriz, sen balık tutarsın ben ekip biçerim geçinir gideriz.” deyip yüreklendiriyoruz birbirimizi.

Kaş ile kurduğum bağ, açıklamak için çaba sarf ettiğim belirli bir sebepten kaynaklanmıyor. Öyle güzel ki, onu sevmek zaten çok kolay. Yine de hissettiğim, bedenden ziyade ruhumun deneyimlediği başka tür bir haz sanki.

Güneş’in batışıyla eş zamanlı kucaklaştığımız ilk andan, Güneş’in doğuşuyla yeniden kavuşmak üzere ayrıldığımız vakte kadar çok mutluyduk yamacında.

Bedenen ve zihnen günlük rutine hızla adapte olmaya çalıştığım şu anda, ruhum sakin. Sanki hala Kaş’ta muhteşem manzarayı seyre dalmakta.

The following two tabs change content below.

Beyza'nın Mutfağı

Köşe Yazarı at Beyza
Fim teorisi, tonal armoni, resim, felsefe ve Latince gibi bir çok sanat ve temel bilim dersleriyle desteklediği lisan eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümün’de tamamladı. Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nde Yüksek lisans eğitimi aldı. Doktoraya devam edebilmek için uzun dönemli yerleşme kararı aldığı İngiltere’de, aile kurmak ve Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde çalıştığı ikinci bir Yüksek Lisans da dahil olmak üzere, doktora dışında pek çok şey yaptı . Şimdi Brunel Üniversitesi’nde Akademik İngilizce dersleri veriyor. Kendisini anlayan bir doktora danışmanı bulacağı güne çok yaklaştığını hissediyor.

Latest posts by Beyza'nın Mutfağı (see all)