PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

19 Ekim 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Red Bull Genel Müdürü Aykut Ferah’la Röportaj

Röportaj : Yasemin Gezeroğlu

Red Bull Türkiye’nin Genel Müdürü Sayın Aykut Ferah’ la görüştük…

Değerli okuyucularımıza kendinizi siz tanıtır mısınız…

Ben Avusturya’da doğmuş büyümüş bir insanım. Mezun oldum ve Türkiye’ye geri döndük. Esas alanım yatırım uzmanlığı.

8 yıldır Türkiye pazarındayız.8 yıl boyunca Red Bull mücadelesi yaptık ve bu durumlara geldik. En güzel şey de sanırım şu; bu yaptığım hobi gibi bir müdürlük!

Red Bull bir enerji içeceği, enerji içeceği ya da spor içeceği ne demektir?

Çok basit, izotonik içecekler spor içeceği olarak nitelendiriliyor, ve izotonik içeceklerin özelliği su ve tuz kaybını desteklemek… Red Bull bunun üstünde bir ürün, hem su hem tuz kaybını destekliyor ama içindeki vitaminler, minerallerle ve cafein ile ilgili, tabi ki onlar daha çok güç veriyor. Ve böylelikle bir enerji içeceği oluşmuş oluyor.

Spor içeceği yalnız belli spor aktivitelerinde kullanılabilen bir ye değildir, bu içecek yoğun çalışan insanlar içindir aynı zamanda. Örneğin üniversite hayatımızda biz çok içiyorduk Avusturya da. Yani sürekli yoğun stresli hayatta bulunan insanlar… Çünkü Red Bull’un en büyük özelliği, vücuttaki laktasitleri vücuttan atması, onun için de size “temiz güç” veriyor.

Foto Kaynak: milliyet.com.tr
Haziran ayında gerçekleşecek olan Red Bull Air Race yarışlarından bahsedelim. Red Bull Air Race nedir?

Bizim çok değerli bir Macar pilotumuz var, Peter Besenyeı. Bu adam gerçekten muhteşem bir pilot… Bizim patrona gidiyor ve diyor ki; “akrobasi uçakları, yarışları çok güzel ama neticede biz bir hareket çizdiğimiz zaman halk değerlendiremiyor. İşte ben bu hareketi orda yaptım güzel mi yaptım iyi mi yaptım? Zamana karşı yarışalım, zamana karşı yarışırken de bunu belli hareketlerle süsleyelim.”

Bizim patronun da çok hoşuna gidiyor onun için de ilk defa 2003 yılında Avusturya’da Air Race’in ilk yarışı oluyor ve çok başarılı bulunuyor ve bu gittikçe gelişip yaygınlaşıyor.

Geçen sene 9 tane yarış oluştu, bu sene 11 yarış oluştu. Ve biz geçen sene de bu organizasyonun 4. ayağıydık bu sene de.

Geçen sene 1,5 milyon kişiyle inanılmaz bir rekor kırdık. Dünyanın en büyük 3. spor organizasyonuna imza attık ve bu sene de hedefimiz tabi dünyanın en büyük ve en güçlü spor organizasyonunu yapmak… Haliç’te 2 milyon kişiyi aşarsak, o zaman dünyanın en büyük, en kapsamlı spor organizasyonuna imza atmış olacağız!

Dünyayı bir ucundan diğerine geziyorsunuz, peki bu Air Race ‘in lojistiğini nasıl sağlıyorsunuz? Zorlukları, mücadeleleri muhakkak var. Biraz da bu zorluklarından bahsetsek?

Tabi ki çok esnek olmak gerekiyor. Her gün uçak yarışı yapmıyoruz elbette ve belli panikler oluyor.

Burada büyük bir air bus kiralandı. Bu air bus’la buraya geliniyor, şu anda uçaklar zaten geldi. Bu sefer bütün lojistik yalnız hava yoluyla oldu ama örneğin geçen sene uçaklar doğrudan Macaristan’dan buraya geldi. Bunlar hep duruma bağlı, lojistik için hep büyük şirketlerle çalışıyorlar aman hata olmasın diye… Bizim buradaki alt yapıyı da kullanıyorlar tabi ki, Air Race’de en önemli şey biraz esnek olmak ve değişen durumlara göre lojistik planını yeniden ve esneklikle oluşturabilmek. Esneklik Air Race’ in simgesini oluşturuyor.

Bir dahaki yarış çok kolay, onun için uçaklar doğrudan oraya uçacak belki.

Peki siz, böyle büyük bir organizasyonun genel müdürü olmak dışında havacılık sporlarıyla ilgileniyor musunuz?

Eskiden havacılıkla çok ilgilenmiyorduk, biz zaten gökte yaşayan insanlarız (!)Sürekli toplantılar var; uluslararası, oradan oraya uçuyoruz… Havacılıkla çok uğraşmadım ama bir kere paraşütte bir ödül kazanmıştım Avusturya’da, sonra tandem paraşüt atladım. İnanılmaz bir duyguydu… Ama o geçen seneki atmosferden sonra şöyle bir şey söyleyebilirim, ben şu an 18 yaşında olsaydım, ya da 15, kesinlikle pilot olurdum!

Yarıştan sonra beni helikopterle, aynı parkuru aynı şekilde uçurdular, inanılmaz güzel. Havacılık çok farklı, havacılar çok farklı. Görüyorum ki havacı olmak gerçekten bir ayrıcalık. Artık bakıyorum ki doğum günümde bana uçaklar hediye ediliyor. “Air Race” bizi havacı yaptı yani anlayacağınız 

Bu sene de çok şanslıyım! Türkiye Radyolarındaki ilk havacılık programı olan “Yasemin Gezeroğlu ile Rüzgâr Gülü” ve Sitemder için sizin gibi çok değerli bir havacı ile bire bir röportaj yapabildim.

Biz de çok teşekkür ediyoruz bize böyle güzel bir imkan yarattınız.

Bu arada ilgilenenler için İstanbul Sonuçları:

1.sırada Mike Mangold, Cobra takımı

2.sırada Paul Bonhomme Matador takımı

3.sırada Kirby Chambliss Red Bull takımı

Bu güzel röportajın ses kaydını ve detaylarını TGRT FM’de yayınlamakta olduğum Türkiye Radyolarındaki İlk Havacılık Programımızda dinleyebilme şansına erişebilirsiniz 

Yeni bir heyecanda buluşuncaya kadar hoşçakalın!

İyi Uçuşlar…

The following two tabs change content below.
www.yasemingezeroglu.com

Latest posts by Yasemin GEZEROĞLU (see all)