4 Temmuz 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Psikologlara Yaklaşma Rehberi

Bir psikologun birkaç kabusu vardır şu hayatta. 

En tatsızı: “İlk hastan ben olacağım” esprisi. Feleğin çemberinden geçtiğini düşünen ama bir hulahopun dahi içinden geçmekte zorlanacak küçük enişteniz daha hazırlık sınıfındayken patlatır o hiçbir dahinin aklına gelemeyecek fikri: “meheheh yeğen ilk hastan ben olacağım”. Eğitim hayatınız ve sonrasında onlarca “ilk hastan ben olacağım”lar eklenir listeye. Tek sorun klinik psikolog olmamanız olabilir.

Yeri gelmişken hemen söyleyeyim yalnızca klinik psikologlar danışan görür, yani en azından görmelidir. İdeal olanı bu tabi. Ülkede maalesef danışmanlık/yaşam koçluğu vb adlar altında haksız kazançlar sağlanırken danışan insanlara ne zararlar veriliyor bilinmez. Eğer bir psikologa danışacaksanız terapiye başlamadan önce eğitimi hakkında araştırma yapmanızı tavsiye ederim.

Sağır Sultan ve mağarada tek başına yaşayanlar hariç herhalde artık herkes öğrenmiştir psikolog nedir, psikiyatr nedir, bu insanlar ne işler yaparlar diye. Çünkü her psikologun en az bir kere anlatması gereken ayrımdır psikiyatr vs psikolog.

Ama ben yine de bir kez daha kısaca bahsedeyim. 

Psikologlar üniversitelerin Fen-Edebiyat Fakültelerinde eğitim görürler. Aynı sosyoloji, matematik, felsefe öğrenimi görenler gibi. Genellikle 4 yıllık bir eğitim alırlar ve diplomalarında yalnızca psikolog yazar. Bu şu demektir: lisans mezunu bir psikolog psikolojinin bütün alt dallarında son derece temel bir eğitim almıştır. Danışan görebilmek için süpervizyon içeren bir master eğitimi almış olması gerekir. Psikiyatrlar ise tıp doktorlarıdır, dolayısıyla Tıp Fakültelerinde eğitilirler. Uzmanlıklarını psikiyatri alanında gerçekleştirirler. Tıpkı bir dahiliye uzmanının dahiliye alanında ihtisas yapması gibi.

Sonuncusu ama en beterlerinden biri “şu anda beni analiz ediyor musun?” sorusu. İnanın etmiyoruz. Gerçekten. Bir aşçının her gördüğü insanı doyurmaya çalışmadığı gibi, şoförün her aracın direksiyonuna oturmak istememesi gibi, hakimin her insanı yargılamadığı gibi biz de her karşımıza çıkanı “analiz” etmiyoruz.

Ha bir de psikoloji eğitimimizin kapsamında sinirlerimizi aldırmıyoruz. Dolayısıyla herhangi bir olaya herhangi bir insan gibi tepki verince psikologluğumuzu sorgulamayın lütfen. 

O hiçbir şeye sinirlenilmeyen meslek grubu Budist rahipleridir belki, onu bilemem 🙂

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….