PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

18 Eylül 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Nedir Bu Post-truth (Hakikat Ötesi)?

Son günlerde her günüm birbirinin tam olarak aynısı geçiyor. 

Oku yaz, biraz daha oku daha yaz, yazdığını oku, onu beğenme tekrar yaz, sil bir daha yaz. 

Bilgisayarımın biri sağımda diğeri solumda duruyor. Dev boyutlu kupalarıma bazen dev Türk kahveleri, bazen mutfakta tesadüfen bulunan çaylar her gün dolup dolup boşalıyor. Benim sadık dostum reflüm en son 14 sene önce bu kadar varlığını hissettiriyordu, yine her gün birlikteyiz.

Koltuğun kenarında yatan Nohut sabahtan beri kimsenin onunla oynamamasından canı sıkılmış, ters ters bana bakıyor. Masa başında sandalyeye yapışmış günlerim yüzünden arayıp sormadığım, ihmal ettiğim arkadaşlarım mı, midem mi, kedim mi, kocam mı bana daha kızgın bilmiyorum.

Aşıksanız tek düşünebildiğiniz, tek odaklanabildiğiniz o kişidir ya, ben de biraz o hallerdeyim. Kimle, nerede olsam, tek düşünebildiğim o. Yemekte aklımda o, sokakta o, sabah uyandığımda gözümü açar açmaz düşündüğüm, gece yastığa başımı koyduğumda son aklımdan geçen o. Böylesine hayatımda başka bir şeye yer bırakmayan arsız bir sevgili gibi sevgili tezimle dolu her anım.

Aşkını sokaklarda haykırmak isteyen Leylalar/Mecnunlar gibi ben de herkese her yerde çalışmamı anlatmak istiyorum. Tabi ki size de anlatacağım, yakındır. Şu günler geçsin hele bir.

Şimdilik tezimin çıkış noktalarından biri olan bir kavramdan bahsedip daha fazla ağzımdan bir şey kaçırmadan yazmaya döneceğim.

Post-truth Türkçesi ile hakikat ötesi ya da gerçek sonrası, gerçek olanın önemsizleştiği ve “gereksizleştiği” bir dönemi yani günümüzü işaret eden bir kavram. Su istediği kadar 100 derecede kaynasın, “ben 25 derecede kaynadığına inanıyorum” (Dünya düzdürcüleri hatırlayalım) ya da “50 derecede kaynaması bana kendimi daha iyi hissettiriyor, o yüzden 50 derecede kaynar” demenin kısacası post-truth.

1984’ten;

“Herhangi bir şey doğru olabilir. Doğanın kanunu denen şeyler saçmalık. Yer çekimi saçmalık. “İsteseydim” dedi O’Brien, “yerde bir sabun baloncuğu gibi yüzebilirdim”.

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)