4 Temmuz 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

 

 

Gecenin yarısında telefonun yanan ışığına uyansanız ve iletilen mesajda sadece “November – Delta“ yazdığını görseniz…

Zihniniz yarı ölüm-yaşam arası o mahmur frekanstayken bunu hayra yorar mıydınız? Ya da nasıl anlamlandırırdınız?

Normal şartlarda kulakta fantastik tınlayan bu farazi durum, 2020 için o kadar da mübalağalı sayılmaz hadi ama. Lütfen mesaja vereceğiniz tepkiyi bir düşünün.

Aramızda Whiskey Tango Foxtrot filmini seyretmiş olanlar varsa, çok da şaşırmamış, ancak anlamı hususunda bir kaç alternatif üretmeye başlamış olabilir.

Askeri/sivil havacılık, ordu, polis ya da radyo tv haberleşme gibi meslek sahalarında görev yapanlar ise “mesajı” hemen almış, tereddüt etmeden cevabı yapıştırıp “Bravo Zulu” harekete geçmiş olabilir bile.

Pardon bu diyalog hangi dilde geçiyor?” diye bir ilgi uyandıysa sizde, bu yazı amacına ulaşmak üzere doğru yolda demektir.

Kendisini dil olarak nitelendiremesek de kodlar üzerinden iletişim sağlanabilen bir alfabe bu. 1920’lerde kullanılmaya başlanmış, kaynağı Uluslararası Sinyal Kodları (INTERCO)’ya uzanan, türlü gelişim aşamaları sonucunda standartlaştırılmış ve artık uluslararası iletişimde kullanılan NATO Fonetik Alfabesi.

Bu alfabe, dilbilimcilerin tanımladığı üzere “doğru telaffuzu geliştirmek amacıyla dildeki birim seslerin ayrı sembollerle betimlendiği” Uluslararası Fonetik Alfabe (IPA)’den oldukça farklı.

Özelliği ise; aynı dili farklı aksanlarda konuşan ya da bambaşka dünya dillerini konuşan iki kişi arasında iletilen mesajın hata payını minimuma indirmesi.

Bunun için her harfin temsil ettiği kod özenle seçilmiş. Mesela “A” harfi için “Alfa”. Hemen hemen bütün dünya dillerinde karşılığı olan ses /ʌ/ “Alfa” kodu kullanılarak farklı telaffuz ihtimalleriyle birlikte yanılgı riskini elimine etmiş oluyor.

Nato Fonetik Alfabesi’ndeki diğer kodlar ise şöyle:

Men’s lives, even the fate of a battle, may depend on a signaler’s message, on a signaler’s pronunciation of a single word, even of a single letter, (Fraser and Gibbons 1925).

(İnsanoğlunun hayatı, hatta bir muharebenin kaderi, bir varda bandıranın gönderdiği mesaja, tek bir kelimenin belki tek bir harfin telaffuzuna bağlı olabilir.)

Fraser ve Gibbons’un bu tanımlamayı yapmasından kısa bir zaman sonra patlak veren II. Dünya Savaşı, NATO Fonetik Alfabesi’nin kritik zamanlardaki pratik kullanımının tarihe geçmiş örneklerinden biridir mesela. İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin yer altı sığınağından yöneterek, Alman Hava Kuvvetlerine karşı kazandığı muharebe gibi.

Muharebeyi sadece sivil kadınlardan oluşan İngiliz gönüllülerin yönetmesi ise o hikayenin en etkilendiğim kısmıdır. Şu anda görev yaptığım üniversitenin kampüsüne yürüme mesafesinde olduğu için birkaç defa ziyaret etme fırsatı buldum Britain Bunker’ı. Yer altı sığınağına indikçe, zaman tüneline girmiş gibi hissetmiştim.

Senaryosu tragedya ile absurd komedi türleri arasında gidip gelen 2020 yılının oyuncu ya da figüranları olan bizler, hayatta kalma adına aldığımız tedbirler arasına bu bilgiyi de eklemek isteriz belki. Acil ve kişiye mahsus mesajları Nato Fonetik Alfabesi ile iletmek güvenilir ve ilginç olmaz mıydı?

The following two tabs change content below.

Beyza'nın Mutfağı

Köşe Yazarı at Beyza
beyza@sitemder.org

Latest posts by Beyza'nın Mutfağı (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….