PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Eylül 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Nilüfer ve Kendini Görmek

90’lar Türkçe popun uzmanlık alanlarımdan biri olması etrafımdakileri hep şaşırtır. Çalınacak ortalama on şarkıdan -mütevazı bir tahminle – en az sekizini sözleriyle birlikte bilirim. Sebebi 90’ların çocukluğuma denk geliyor olması ve o yıllarda uzun saatler radyo dinleme alışkanlığımın olması. Bir şekilde hatırlıyorum çoğunu. 

Erken yaşta edinilen alışkanlıklar malum kolay bırakılamıyor ama artık radyo dinlemek de epey demode. O yüzden bu alışkanlığım çeşitli platformlarda karışık müzik listelerini dinlemeye evrildi.

70’ler Türkçe pop bir diğer ilgi alanım. Bugünkü karışık, sürprizli  listede Nilüfer – Göreceksin Kendini çalarken düşünmeden edemedim.

İnsan kendini “görebilir” ya da kendini “bilebilir” mi? Bunu yaparken ne kadar isabetli olabilir?

İnsanların çok büyük bir kısmı hemen her konuda ortalamadan daha iyi (better than average) olduklarını düşünür. Aklınıza gelen soruyu sorun, çoğunluğumuz kendini ortalamadan daha yukarıda görür. Zeki misin? “Orlamanın üstündeyim”. Kitap okumak? “Ortalamadan daha fazla”. Araba kullanmak? “Ortalamadan daha iyi”.

İşin kötü yanı çevremizdekilerin de bize bu konuda pek yardımı dokunmuyor. Onlar da bizi olduğumuzdan daha olumlu değerlendiriyorlar. Yakın arkadaşınıza “ben çalışkan biri miyim” diye sorsanız muhtemelen özsaygınızı desteklemek adına size gerçekte  olduğunuzdan daha çalışkan olduğunuzu söyleyecek. Anne baba ve yakın aileden bahsetmiyorum bile. Kirpi yavrusunu pamuğum diye severmiş.

Neyse ki kulağa geldiği kadar kötü bir şey değil kendimizi olduğumuzdan “biraz” daha iyi görmemiz. Yapılan çalışmalar kendini olduğundan biraz daha iyi görenlerin kendilerini daha doğru değerlendirenlere kıyasla hayatlarından daha fazla memnun olduklarını gösteriyor. Bir çeşit “Yalan da olsa mutluyum ya, bu buna yetiyor” durumu.

Fakat yine de kişinin özellikle kendisini geliştirmek istediği konularda kendine dönük iç görüsünü daha isabetli tutması, bu özelliklerini daha fazla geliştirebilmesine olanak sağlıyor. 

The following two tabs change content below.

Dr. Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra, Polonya'da AB projeleri kapsamında çeşitli dezavantajlı gruplarla çalıştı. University of Birmingham'de (İngiltere) psikoloji alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü. Almanya'da bir sene ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde doktora eğitimini tamamladı. Çalışmalarını sosyal biliş alanında sürdürüyor.

Latest posts by Dr. Sufistike (see all)