PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

30 Kasım 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Cep telefonunuzu evde unuttuğunuzda kendinizi çıplak gibi mi hissediyorsunuz? Herhangi bir işiniz olmadığı halde durduk yere telefonunuzun kilidini mi açıyorsunuz? İki saat telefondan uzak kalmanız gerekse içinizi bir gerginlik mi kaplıyor? Telefonun şarjının yüzde onun altına düşmesi sizi kaygılandırıyor mu?

Bu durumlar tanıdık geldiyse, sizin de nur topu gibi bir fobiniz, “nemofobiniz” var demek. Yani “no mobile phone phobia”ya, “eyvah telefonum yok fobisi”ne sahipsiniz.

Sigara içtiğim zamanlarda fiziksel sağlığımla ilgili bir sorun yaşamadım fakat, dışımdaki bir nesneye bağımlı olma fikri kafamın arkasında bir yerde beni rahatsız eder dururdu.

Cep telefonuna da benzer bir bağımlılık geliştirdiğimi, nemofobikleştiğimi fark ettiğim noktada da bununla ilgili bir şeyler yapmaya karar verdim.

Yanlış anlaşılmayayım, sosyal mecraların çoğunda hesabım var. Ailem ve arkadaşlarımla herkes gibi çoğunlukla telefonla iletişim kuruyorum. Dünyanın dört bir yanındaki arkadaşlarımla en kolay sosyal medya aracılığıyla iletişimimi sürdürebiliyorum. 

Dolayısıyla modern insan için, hiç cep telefonu kullanmamak sürdürülebilir bir opsiyon değilmiş gibi geliyor. Zaten hayatta her şeyin en sağlıklısına heple hiç arasında bir yerde durulduğunda sahip olunduğuna inanıyorum. Eskilerin deyimiyle ifratla tefrit arasında bir yerlerde durulmalı. 

Sonuç olarak cep telefonuyla ilgili de “ortada bir yerde” bir strateji gütmeye karar verdim. Şöyle ki;

  • Herhangi bir olguyu kontrol etmek demek öncelikle onu tespit etmek, ölçmek demek. Ben de öncelikle telefonda günlük ne kadar zaman geçirdiğimi tespit ettim. Bunun için bir sürü aplikasyon var. Dürüst olacağım; gördüğümden pek hoşlanmadım. Hiç telefon kullanmadığımı zannettiğim bir günde bile 1-2 saatimin telefonda geçtiğini fark ettim.
  • Günlük telefon kullanımımı belli saatlerle sınırlandırmaya çabaladım. Belli saatler arasında telefondan tamamen uzağım.
  • Telefonumu çoğunlukla sessizde tutup, her an her bildirimi kontrol etmedim. Batman değilim sonuçta.
  • Yüz yüze biriyle iletişim kuruyorken telefonumla hiçbir şekilde ilgilenmedim.

Bir süredir izlediğim adımlar bunlar ve kesinlikle daha iyi hissettiriyor. Belki sizin de işinize yarar. Var mı sizin de kendinize has bir nemofobiyle mücadele tüyonuz?

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)