PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

13 Haziran 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

NE EKMEK NE DE SU, SENSİZLİK KORKUSU

Pandemi başladığında Almanya’daydım. O günlerde herkesin yaşadığı zorlukların üstüne bir de anadilimin konuşulmadığı bir ülkede hastalanma kaygısıyla baş etmeye çalışıyordum. Büyük emekler ve fedakarlıklarla araştırma yapmaya geldiğim bu yerde eve kapanmak bayağı canımı sıkmıştı.

Yine de epey iyi idare ettiğimi düşünüyorum o günleri. Telefonda konuşarak geçirilen uzun saatler, mümkün olduğu kadar işe odaklanma ve parklarda koşmak o günleri nispeten kolay atlatmamı sağlamıştı.

Ayrıca bazı insanların şikayet ettiği, yapacak bir şey bulamamaktan ileri gelen can sıkıntısını anlamakta hayatım boyunca zorlanmışımdır. Çünkü yapmam gereken ve yapmak istediğim “bir dolu şeyler listesi” vardır hep kafamda. Boş zamanlarımda atom parçaladığımdan değil, yanlış anlaşılmayayım. Bahsettiğim liste şunlara benzer maddelerden oluşuyor: bir süredir yemek yemeyen kedini karşına alıp konuş ve neden yemek yemesi gerektiğine ikna et, binlerce e-postayla dolan gelen kutularını boşaltamayacaksın biliyorum ama azalt, evdeki birbirinden alakasız mutfak malzemelerinden yeni bir yemek uydur gibi.

Fakat son günlerde ben de “o nokta”ya ulaştım sanırım. Evde kalmaktan, hayattan izole olma hissinden son günlerde epey muzdaribim.

Sosyal acıların yol açtığı etkilerin fiziksel acılarla oldukça benzer olduğunu uzun zamandır biliyoruz. 

Fakat yapılan yeni bir çalışma özellikle sosyal izolasyonun beyinde ne gibi sonuçlar doğurduğunu inceledi. Sosyal ihtiyaçların duyulması ile uyarılan beyin bölgeleri ve acıkıldığında yiyeceğe duyulan istekle uyarılan bölgelerin aynı bölgeler olduğu gösterildi. Diğer bir deyişle insansız kalmak ile yemeksiz kalmak beyin için oldukça benzer deneyimler.

Türkiye’de ne yazık ki pandeminin üçüncü ve en büyük dalgasını yaşıyoruz. O yüzden yüz yüze sosyalleşmek bir süre daha kötü bir fikir. Fakat zihin sağlığımız için online olarak ya da alternatif yollarla da olsa diğer insanlarla ve dış dünyayla bağları zayıflatmamak için çabalamakta fayda var.

The following two tabs change content below.

Dr. Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra, Polonya'da AB projeleri kapsamında çeşitli dezavantajlı gruplarla çalıştı. University of Birmingham'de (İngiltere) psikoloji alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü. Almanya'da bir sene ziyaretçi araştırmacı olarak çalıştı. Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde doktora eğitimini tamamladı. Çalışmalarını sosyal biliş alanında sürdürüyor.

Latest posts by Dr. Sufistike (see all)