PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

23 Kasım 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Nasıl Teselli Edilir?

Odaya girdiğinde canının sıkkın olduğunu anladım ama “selam, naber?”den sonra üstelemedim. 

Genellikle karşımdaki kişinin canının sıkkın olduğunu fark ettiğimde, o anda konuşmak isteyip istemediğini “okumaya” çalışırım. Hani bazı sorunlu zamanlarda her önümüze gelene sorunumuzdan bahsetmek isteriz. Bazı zamanlardaysa kimseye tek kelime edesimiz gelmez. Dünya dursun da kimse bize “neyin var? ne oldu?” diye sormasın isteriz. 

Her iki duygu durumunu da defalarca yaşadığım için böyle durumlarda insanların yüzünü, hangisine ihtiyaçları olduğunu anlamak için okumaya çalışırım. Yine öyle yaptım, sessizliğe ihtiyacı var gibi geldi, sormamaya karar verdim. Kısa süre sonra kendisi açıldı. Dedesi covid sebebiyle hastanedeymiş. Durumu da oldukça ilerlemiş, doktorlar pek ümitli konuşmuyorlarmış. Sevdiği birinin hastanede bir başına ölmeyi beklediğini bilen birine ne denirdi; bilemedim. 

Hiçbir zaman klişe cümlelerle teselli verebilen biri olamadım. Çok istiyorum böyle zamanlarda o en klişe cümleyi ilk kez kendisi söylüyormuş hissiyle teselli eden o kişi olabilmeyi, ama yapamadım. Birlikte susarak oturduk.

Çalışmalar insanlara verilebilecek en iyi teselli şeklinin onların duygularının onaylanmasını içeren teselliler olduğunu göstermiş. Yani “bu da geçer” ya da “o kadar da kötü değil yaa”, “senden daha beter durumda olanlar var” yerine, “böyle hissetmekte haklısın”, “bu şekilde hissediyor olman anlaşılabilir” içerikli konuşmalar insanlar için en iyi teselli ediliş biçimiymiş. İlk gruptakiler, kişilerin teselli verene karşı daha tepkisel yaklaşmalarına sebep olabiliyormuş. İkinci türdeki mesajların iletildiği teselliler ise kötü hisseden kişinin duygu durumunu iyileştiriyormuş.

Tırnağı kırıldı diye kendisini dünyanın en şanssız insanı ilan eden “drama kraliçeleri” ise buna istisna. Onların kendi hallerine bırakılması taraftarıyım.

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)