3 Haziran 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

MİLLÎ MÜCADELENİN 100. YILINDA “23 NİSAN”

Bu yıl Millî Mücadele’nin 100. Yılı. Bu özel yıl için sene başından beri çeşitli etkinlikler hazırlanmaktaydı. Bu etkinliklerden bazıları virüs hayatımıza girmeden çok daha önce yapılabildi ancak bazılarını bildiğiniz gibi gerçekleştirmemiz mümkün olmadı.

Ben de bu sene sonbahar aylarında Millî Mücadele’nin 100. Yılı ile ilgili bir sempozyuma katıldım. Sempozyum Çankırı’da düzenlendi. Çok güzel arkadaşlıklar edindim. Ben de bir konuşma yaptım ve özenle hazırlanmış konuşmaları dinledim.

Bu sene 23 Nisan’ı evlerimizde karşıladık. Elbette başka türlü olmasını isterdik. Sokakları çocukların neşe dolu sesleri kaplasın, onların yaptığı gösterilerle tüm dünya canlansın…

Yine de evlerimizden de olsa hep bir ağızdan İstiklâl Marşımızı okuduk.  Her ne olursa olsun ister balkonlardan ister cadde ve sokaklardan kutlamış olalım hiçbir şey bayramımızın kutsallığını değiştiremez. Bu sene yine hep birlikte çocuk şarkılarımızı ve birçok marşımızı söyledik. Evlerimize yine bayraklarımızı astık. Al bayrağımıza yine gururla baktık. Yine en güzel kıyafetlerimizi giydik. Ve çocuklarımızı her zaman olduğu gibi geleceğimizi aydınlatacak çiçekler olarak gördük.

Böyle önemli bir günün elbette baş kahramanları atalarımızdır. Düşünsenize o güzel insanlar bu cennet vatanı düşmana vermemek için ne kadar çok uğraştı. Canlarından, mallarından vazgeçtiler de özgürlüklerinden vazgeçmediler. Bizlere daha iyi bir gelecek bırakmaya çalıştılar.

Biliyor musunuz? Aslında her millet tarihin ilk zamanlarından bu yana kendilerini temsil eden bir figürü seçmişler. Bu figür genellikle hayvanlardan seçilmiş. O zaman sizlere bazı ülkelerden birkaç örnek vereyim. Mesela Rusya kendini temsil eden hayvan olarak ayıyı, Fransa horozu, Amerika kartalı seçmiş. Peki sizce Türkler kendilerini temsil eden hangi hayvanı seçmiş? Peki, neden seçmiş?

Biz Türkler bizi temsil eden hayvan olarak Bozkurt’u seçmişiz. Neden mi? Çünkü kurt evcilleştirilemeyen, özgürlüğüne düşkün, sürüsünden birine zarar gelirse mutlaka intikamını alan bir hayvandır. Biz Türkler de tarih boyunca böyle olmadık mı? Özgürlüğümüzden vazgeçmeyen atalarımız sayesinde bugün bu güzel ülkede yaşamıyor muyuz? Milletimize verilen zararı gördüğümüzde sesimizi yükseltip birlik olup karşımızdakinden intikamımızı almıyor muyuz? Her zaman içimizde bir asker yatmıyor mu? Atalarımız boşuna mı söylemiş “Her Türk asker doğar.” diye.Evet, her Türk’ün içinde askerlik duygusu vardır.

Geçmişten bugüne gerekli gördüğümüz takdirde içimizdeki askerlik duygusunu açığa çıkarmışız. Konu yurdumuzu korumak olunca hep bir güç olarak bir araya gelmişiz. Canımızı feda etmek bizim hiçbir zaman gözümüzü korkutmamış. Yeri geldi mi her şeyden vazgeçmişiz de ne özgürlüğümüzden ne değerlerimizden ne de vatanımızdan vazgeçmişiz. Aç kalmışız, susuz kalmışız, yoksul kalmışız ama sonuna kadar savaşmış, daima mücadele etmişiz.

Anlatılana göre Ulu Önder Mustafa Kemal, bir gün Millî Mücadele’ye yazdıklarıyla destek olmaları için yazarlarımızı Ankara’ya çağırmış. Kimler yokmuş ki aralarında, hadi sizlere iki tanesini söyleyeyim. Biri Halide Edib Adıvar diğeri ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu. Eğer merak ederseniz görüntüleri geçtiğimiz yıllarda yayınlandı oradan bakabilirsiniz. Atatürk sayesinde bu günlere mücadele yıllarıyla ilgili eserler bırakmışlar. Mesela Halide Edib’in, Ateşten Gömlek, Türk’ün Ateşle İmtihanı; Millî Mücadele yıllarını bizlere ne güzel de anlatır. Veya Yakup Kadri’nin Ankara, Sodom ve Gomore gibi eserleri o dönemleri aydınlatan en güzel örneklerden. Daha böyle nice eserlerimiz var.

Ne demiştik bu sene Millî Mücadele’nin 100. Yılı. Her ne kadar bu sene 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı hep birlikte sokaklarda kutlayamasak da sosyal mesafemizi koruyup yine beraber kutladık.

Bizler için savaşıp şehit düşen askerlerimize ve bizler için yaralanan gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm atalarımızı sevgi ve saygıyla anıyorum. İyi ki sizlerin torunlarıyız. Bizlerden siz kıymetli atalarımıza selâm olsun. Meclisimizin kuruluşunun 100. Yılı kutlu olsun.

Sevgili okurlarım, dinlemeniz için sizlere yukarıya bir çocuk şarkısı bırakıyorum. Beğenmeniz dileğiyle…

Pazar günü başka bir yazıda görüşmek üzere.

The following two tabs change content below.
Rûh î Edebiyat Kübra Asena ÖZHAN asena@sitemder.org

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….