4 Temmuz 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Bağımlılık berbat şey. 

Kiminin sentetik ya da bitkisel kökenli uyuşturuculara, kiminin alkole, kiminin -benim gibi- nikotine, kiminin alışverişe, kiminin bilgisayar oyununa bağımlılığı var.

Bağımlılık duyulan şey ne olursa olsun hayatınızın seyri bağımlılık duyulan nesne tarafından temelden etkileniliyor. Ne zaman canınız sıkılsa ya da ne zaman sevinseniz, gözünüzü açtığınızda ya da yatmadan önce. Aklınızın bir tarafında hep o.

Ben neredeyse kendimi bildim bileli hep sigara içtim. Sigara içilmeyen hayatın nasıl bir şey olduğunu beş ay öncesine kadar bilmiyordum bile. Yağmurlu havaların hüznü onla yaşanırdı, güneşli günlerin keyfine onla varıldı. Yaklaşık beş aydır dünyayı yeni öğrenen çocuk gibiyim. Her şeyin nasıl yapıldığını sigara olmadan öğrenmeye çalışıyorum ve bu süreç bana inanılmaz bir neşe veriyor. Bir bağımlılığınız varsa kendinizle girdiğiniz bu challengeı size de tavsiye ederim.

Bu süreçte kendimi oyalamaya ihtiyaç duydukça Netflix’te zaman geçirir oldum. En çok izlenenlerdense daha kenarda köşede kalmış ne varsa belki ilginç bir şey bulurum umuduyla onları izliyorum. 

Queen of the South da bunlaran biri. Dizi çokça uyuşturucu ve onunla ilgili olaylar etrafında dönüyor ama bence dizinin ilginçliği burada değil.

Öteden beri güçlü kadın kahramanlı dizilere zaafım var. Ally McBeal gibi ya da Girls gibi dizileri hep iştahla izledim. Erkek baş kahramanlı dizilerden/filmlerden herkes gibi ben de çoktandır sıkıldım. Erkek kahraman dünyayı kurtarır ve kadın karakterin en önemli görevi son sahnede dünyayı kurtaran erkeğine öpücük verirken tek ayağını kaldırmaktır. Bunun tersinde akan dizilere o yüzden bayılıyorum. Netflix de benle hemfikir olacak ki böyle bir başlık dahi açmış: güçlü bir kadın kahramanlı diziler.

Beni diziye en çok bağlayan, dizinin ana karakteri olmayan ama benim dikkatimi ana karakterin hikayesinden daha çok çeken Camila. Camila, Vargas kartelinin önemli bir kolunun başındadır. Kocası Epifanio bütün kirli uyuşturucu bağlantılarına rağmen bunları inkar ederek halkın adamı sahteliğiyle eyalet valiliğine adaydır. Camila bu adaylığı yanlış bulmakta, bu yüzden kocasının dizinin dibinde değil başka bir ülkede kendi işlerini yürütmeye çabalamaktadır. 

Diziyi izlerken kartel ya da mafya da olsa erkeklerin dünyasında hayatta kalmaya çalışan bir kadının çabasını izliyorum ben. Mafya anası da olsanız kadınsanız orada dahi işleri yürütebilmeniz, erkekler dünyasında hayatta kalmak için çabalamanızı gerektiriyor.

Kadınıların mücadelesi kartel de olsa bitmiyor.

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….