PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

20 Eylül 2022

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Uzun bir zamandan sonra Ege’den İç Anadolu’ya geldim. Muğla’ya bahar tüm ihtişamıyla gelmiş gibiydi. Ancak Nevşehir’ e geldiğimde bulutlarla kaplı bir gökyüzü ile karşılaştım. İlkbaharın tatlı sıcaklığı Kapadokya’ya daha yeni yeni geliyor. Ama bu sefer de ben Ege’ye dönüyorum.

Nasılsınız sevgili okur? Günleriniz nasıl geçiyor? Bu sıra günlerim yoğun geçiyor. Gitmeden önce dostlarımla keyifli bir vakit geçirmeye özen gösterdim. Yolculuğumdan hemen sonra konsere gittim. Pek çok sanatçıyı dinleme fırsatı buldum. Çocukluğumdan beri çok sevdiğim, şarkılarının neredeyse hemen hemen hepsini hatırımda tuttuğum; kıymetli sanatçılarımızdan birisinin şarkısını sizlerle paylaşacağım.

Medeniyetlerle iç içe geçen okumalarım sonunda beni Kayseri’ye imtihana götürdü. Mezopotamya uygarlıkları ve onların mitolojileri hakkında detaylı çalışmalarda bulundum. Sonunda bu medeniyetler hakkında yapmış olduğum okumaları kâğıda dökme vakti gelmişti. Her bir karşılaştığım soruda aklıma o dönemde yaşamış insanlar geldi. İnsanoğlunun yüzyıllar içinde gösterdiği değişim oldukça ilgi çekici. Geçtiğimiz pazar günü Göreme’de yürüdüm. Lavların ardında bıraktığı yıkımın sonucunda ortaya çıkan zarafeti izledim.

Kim bilir bu topraklar hangi canlılara hangi milletlere yuva olmuştu.

Kum saatini zamanın kendisine benzettiğim vakitler var. Hayat tıpkı akıp giden kum tanelerine benziyor. Her geçen gün hayat hikâyemize bir sayfa daha ekleniyor. Ta ki gün gelip kitabın sonu yazılana dek…

Açan çiçekler, etrafta neşeli sesleriyle uçuşan kuşlar baharın en güzel müjdeleyicisi. İlkbahar öyle bir mevsim ki nice şairlerin dizelerini süslemiş.

Meltem mi ki bu esen, renk mi ki, şarkı mı ki?
Şu dağdan aşağı ak bir bulut salkımı ki
İçime bir buruksu sarhoşluk akıtmada.
Düşler mi ki şu burcu burcu kokan havada,
Renk mi ki üzerimden akaduran bu nehir?
Kork! Bahar seni bir al güle döndürebilir
Bir daha göstermemek üzere gökyüzünü.
Ah, bu gökyüzünden bir gün ayrılmanın hüznü.
Yattım coşkun çimenler üstünde uzun zaman.
Kuşlar değil başımın üstünde hızla uçan;
Kardeşlerin yüzyıllar önce kopmuş ahları
Ta sonsuza dek bu bengi gökyüzünden ayrı.
Havada kavuşmanın bayıltan kokusu var;
Durma, durma, gözünün alabildiği kadar
Sar bu şarkı söyleyen, bu danseden evreni
Ve ayırma güzel gökyüzünden gözlerini;
Yaşamak kadar güzel, saf, mavi gökyüzünden,
Bağışlayan gökyüzünden, ebedi gökyüzünden

  • Ahmet Muhip Dıranas, Bahar Gökleri”

Baharın en güzel çiçekleri yanınızda olsun ve kuş sesleri neşenize neşe katsın.

Hepinizi baharın içinden selâmlıyorum.

 

Yazar Hakkında

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı üzerine Erciyes Üniversitesinde yüksek lisans yapıyor. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)