PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

24 Temmuz 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Sıcacık bir günden hepinize merhaba. Yeni bir haftayı daha geçirmeye hazırlanıyoruz. Son zamanlarda yeşilin, rengarenk çiçeklerin ve eşsiz manzaraların tadını çıkarmaya çalışıyorum. Ege’nin insana huzur veren ayrı bir büyüsü var. Buraya gelen edebiyatçılarımızın bu topraklara neden bu kadar hayran olduklarını şimdilerde daha iyi anlıyorum. Halikarnas Balıkçısı’ndan tutun da Can Yücel’e kadar… O zaman şaire kulak verelim. Bakalım bizlere nasıl seslenmiş.

Diyelim yağmura tutuldun bir gün 
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek 
Öbür yanda güneş kendi keyfinde 
Ne de olsa yaz yağmuru 
Pırıl pırıl düşüyor damlalar 
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın 
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına 
İşte o evin kapısında bulacaksın beni 

Diyelim için çekti bir sabah vakti 
Erkenceden denize gireyim dedin 
Kulaç attıkça sen 
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan 
Ege denizi bu efendi deniz 
Seslenmiyor 
Derken bi de dibe dalayım diyorsun 
İçine doğdu belki de 
İşte çil çil koşuşan balıklar 
Lapinalar gümüşler var ya 
Eylim eylim salınan yosunlar 
Onların arasında bulacaksın beni 

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya 
Çakmak çakmak gözleri 
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı 
Herkes orda sen de ordasın 
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından 
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim 
Özgürlüğe mutluluğa doğru 
Her işin başında sevgi diyor 
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili 
Bi de başını çeviriyorsun ki 
Yanında ben varım 

  • Can Yücel, Buluşmak Üzere. “

Ege efsaneleriyle, doğasıyla, insanıyla görülmeye değer. Geçtiğimiz günlerde yakın dostum İlayda beni ziyaret etmek için yanıma geldi. Birlikte ilim adına çalışmalar yaptık. Bunun yanı sıra da bu güzel havaların tadını çıkarmaya çalıştık. Kısa süre önce Nazik ablam bizleri Akyaka’ya davet etti. Hep beraber keyifli bir yolculuk yaptık. Ahşap yapılarla dolu, sahili ve nehirleri harika bir görsel şölen sunan Akyaka, hem yerli hem de yabancı turistler tarafından sıkça ziyaret edilen bir yer. Keyifli bir yürüyüşün ardından Azmak Nehri’nin kenarında oturduk. Çayımızı içtik, sohbet ettik. Ardından tekneye bindik. Rüzgar saçlarımızda dolaşırken biz sonsuz maviliklerin ve yeşilin arasında adeta kayboluyorduk. Azmak Nehri’nin bir diğer adı Kadın Azmağı Nehri ya da Deresi olarak biliniyor. Bunun sebebi kadınların eski zamanlarda bu nehri çamaşır yıkamak için kullanıyor olmasından kaynaklanıyormuş. Güzel balıklara yuva olan bu yer, yeşilin ve mavinin çeşitli tonlarını içinde barındırıyor. Nehrin suyunun da oldukça şifalı olduğu söyleniyor. Bu güzel manzara gerçekten görülmeye değer.

Denilene göre Minik Serçe günlerden bir gün Akyaka’ya gelmiş. Buranın büyüsüne öyle kapılmış ki bir şarkı yazmaya karar vermiş. Adını da “Kalbim Ege’de Kaldı” koymuş. Sizler için bu parçayı yukarıya bırakıyorum. -zira bizim de kalbimiz Ege’de kalmış olabilir- Eğer bu güzel yerlere henüz uğramadıysanız bir gün gelip gezmenizi sizlere öneririm. Zira dört tarafı ayrı bir güzel olan vatanımda Ege muhakkak görülmesi gerekilen bir yer. Bu güzel toprakları ziyaret etmeden önce edebiyatçılarımızın söylemlerine kulak vermenizi tavsiye ederim. Zira onlar geçmişimizin aynası, geleceğimizin göstergesi olarak bu yola baş koydular. Umarım sizler de bizlerin etkilendiği kadar buraları beğenirsiniz.

Haftanız begonvillerin ve zakkumların rengi kadar canlı, sonsuz maviliğin insanın içine verdiği huzur kadar aydınlık geçsin.

 

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)