3 Haziran 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

1950’lerin bir Hıdırellez gününde Makedonya’nın Üsküp şehrinde dünyaya gelmiş ikiz kardeşler. Baba bebekleri kucaklayıp, “bu melaikelerden biri büyük kısmetle gelmişidir. Hangisidir bileciz vakitlen” demiş.

Ananem her fırsatta keyifle anlattığı doğum günü hikayesini, bereket getiren bebeğin kendi olduğunu işaret eden örneklerle bitirmeden edemez.

Sonra başlar Hıdırellez ritüellerinde söylenen manileri bir bir sıralamaya, tabi Üsküpsık şivesiyle. Biz de ezbere bildiğimizden katılırız ona.

Mektüp üstüne pullar,

Sevgilim mektüp yollay.

Dova edin komşilar,

Kauşsun asret kullar.

           ***

Denizin dibi midye,

Altin saat hediye,

Kalk gidelım efendım,

Saat geldı yediye.

Ananemin, travma yüklü göç hikayelerini, Polyanna perspektifiyle aktardığı için çok sevdiğimden midir, geleneksel ritüellere karşı hissettiğim yakınlıktan mıdır bilmiyorum. Ama canımın içi Saniye hanımın doğum günüyle birlikte kutladığımız Hıdırellez gününün hakkını vermek için her yıl kolları sıvarım.

Anlatılana göre; içene ölümsüzlük zerk edildiğine inanılan suyu bulmak üzere yola revan olmuştur iki yoldaş Hz. Hızır ve Hz. İlyas. İkisi de suyun kaynağı bulup içerler ve Âb-ı Hayat’ın vadettiği kadim bilgiyi paylaşmak üzere, Hızır toprakta kalıp karadakilere, İlyas ise denizlere geçip oradakilere ışık olur. Yılda bir kez buluştukları o gün “Hıdırellez”, Hızır ve İlyas’ın birleşmesinden mana bulur.

Kışın bittiği, aydınlığın karanlığa üstün geldiği, doğada değişim ve dönüşüm enerjisinin tetiklendiği yeniden doğuşun, bolluk ve bereketin karşılandığı 6 Mayıs Çarşamba günü için hazırlıklarım neredeyse tamam.

Siz de katılmak isterseniz, aslında çok sade ve çok eğlenceli. Hemen anlatayım.

5 Mayıs Salı’yı 6 Mayıs Çarşamba’ya bağlayan zaman diliminde evler temizlenir, yemekler yapılır, ne olduğunun önemi yok ama ocak ille de tüter ve pişen paylaşılır.

Üzerimizdeki ölü topraktan silkelenmenin ve yaşamın yeniden renklenmesinin sembolü olarak kıyafetler ve dilek kağıtlarında renkler kullanılır.

Evet dileklerimizi detaylandırmak ritüelin en önemli parçası. Yazmaktan ziyade çizerek, imajine ederek niyetimize döktüklerimizi gül ağacına bağlarız ki dilekler Hızır’ın temsil ettiği toprak enerisiyle buluşsun. 6 Mayıs sabahı da renkli kağıtları denize atarak su enerjisi ve İlyas ile.

Minik gül ağacım

(Bu da benim tazecik gül ağacım)

 

Bu sene Hıdırellez gecesi pişireceklerinizi paylaşamayacaksanız üzülmeyin ama renkli kağıtlara madden ve manen temiz bir dünya çizmeyi unutmayın nolur.

Bir tüyo da vereyim mi? Malum tedbirlerden ötürü deniz kenarına inmeden ritüeli tamamlamanın bir yolu daha var. Sabah açık havada dilek kağıtlarını tutuşturun ve bırakın rüzgarla savrulsunlar. Menzile ulaşacaklardır.

Şimdiden kesip, kırpıp özenle hazır ettiğim dilek kağıtlarına neler çizeceğimi paylaşmayacağım tabi. Siz de kimseyle paylaşmayın zaten.Bu yıl dolunay ile denkleşip, enerjisini kat be kat artıracağını umduğunuz bu kutlu günde, gelecek güzelliklere konsantre olmaya bakın.

 

The following two tabs change content below.

Beyza'nın Mutfağı

Köşe Yazarı at Beyza
beyza@sitemder.org

Latest posts by Beyza'nın Mutfağı (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….