PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

23 Kasım 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Hangi Çizgi Daha Uzun?

Bugünlerde zihnim inanılmaz dağınık. Dün gece koca bir bardak içeceği kişisel bilgisayarımın üstüne boca ettim. Normalde pek sakar biri de sayılmam aslında. Kağıt havlular, saç kurutma makineleri, kurutmak için Google’da yazan her yola başvurdum. Klavye, bastığım harfler yerine kendi “istediklerini” yazmakta ısrar edince, ben de biraz kendi haline bıraktım şimdilik.

Mevsim geçişi diyorum, B12 eksikliği diyorum ama öyle böyle değil. Elimde anlamsız objelerle salonun ortasında dikiliyorum. Mecazen değil gerçekten dün ne yediğimi soruyorum kendime, hatırlamam on beş dakikamı alıyor. Olur olmadık şeyleri düşünürken buluyorum zihnimi ve belli ki bir süredir o düşünceye yoğulaşmışım ama bunu düşünmem için ortada mantıklı hiçbir nedenin olmaması gibi bir acayip hallerdeyim.

Kitaplıkta duran canım Kahneman’ın kitabı ilişiyor gözüme: Hızlı ve Yavaş Düşünme. Her ne kadar kitabın ismi kitapçıların kişisel gelişim raflarında duran hızlı okuma teknikleri kitaplarının isimlerini çağrıştırsa da, hiç öyle değil.

2002 Nobel Ödülü’nü Kahneman’a kazandıran çalışması insanların temelde iki türlü düşünme biçimlerinin olduğunu söylüyor. Biri “düşünmek” dediğimizde belki de hepimizin aklında canlanan düşünme biçimi. Rasyonel, zaman alan, daha çok kontrolümüzün olduğu düşünme biçimi.

Diğer düşünme biçimi ise çok daha otomatik. Daha hızlı, neredeyse hiç çaba sarfetmeden gerçekleşiyor. Fakat bütün düştüğümüz yanlılıklar ve hatalar da bu ikinci sistemle ortaya çıkıyor.

Yukarıdaki okların hangisinin daha uzun olduğu sorulduğunda ilk aklımıza gelen cevap yukarıdakinin daha uzun olduğu olmalı. Burada konuşan 1.Sistemimiz. Bu iki çizgiyi ölçüp zaman ve çaba harcayıp eşit olduklarını fark etmemiz ise denetim ve ekstra efor gerektiriyor. Burada da 2. Sistem devrede. İnsanları değerlendirirken, oy verirken, marketteki raftan deterjan seçerken de hep bu sistemler çalışıyor.

Sanırım benim de altı yaşından beri ilk defa yaz tatili görmeyen bünyem biraz yorgun, biraz otomatik pilota almak istiyor. 

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)