15 Ağustos 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Babamın mesleği gereği pek çok yere taşındık. Farklı şehirlerden farklı kültürlerden birçok arkadaş edindim. Başka yere taşınacağımız zaman tek bir yer hariç hiçbirinde ağlamadım. Çünkü her yeni şehrin bana yeni tecrübeler kattığını düşündüm.

O yer “Güzel Atlar Ülkesi” olan sevgili Nevşehir… Pers dilinde Kapadokya  bu anlama gelirdi. Hayatımın en güzel iki senesini bu kentte yaşamış olabilirim.

Bu şehir beni en derinden etkileyen şehir. Kardeş, dost ve arkadaş dediklerimi içinde barındıran şehir. Ne vakit buraya gelsem içimde büyük bir mutluluk hissediyorum. Ne vakit bu şehirden ayrılsam muhakkak ağlıyorum. Bir yeri güzel yapan o yerde gönül bağı kurduğunuz insanlardır. İşte ben buna inanıyorum.

Perşembe günü Nevşehir’deydim. Çok sevdiğim kız kardeşlerimle buluştum. Soyadlarımız aynı olmayabilir ama gerçek kardeşlik inanın bana kan bağı gerektirmez. Unutmayın, bazı insanlar yeri geliyor akrabalarınızdan daha yakın oluyor.

Birlikte oldukça keyifli bir gün geçirdik. Akşamüstüne kadar oturduk, sohbet ettik ve dışarı çıkmak için hazırlandık. Bu büyülü şehirde gezmeyi her zaman çok sevmişimdir. Peri bacasının birini kafe yapmışlar. Adını da “Peri Kafe” yapmışlar. Peri bacasının içini çok güzel bir şekilde dizayn etmişler. Küçücük oyuklardan diğer peri bacalarını görebiliyorsunuz. Tüm katlarını gezdik.

Ara ara kızlar ortadan kayboluyorlardı. İnanın bana bir sürpriz yapacakları aklımın ucundan bile geçmedi. Peri bacasından indikten sonra karşıdan gelen Beyza’cığımı elinde bir çiçek ve kafasında bir keple gördüm. Halen anlam verememiştim ama daha sonra bu sürprizin bana yapıldığını anladım. İlayda’cığım ve Selen’ciğim bana cübbemi giydirdiler. Diğer arkadaşlarım da bu sürprize dahil olmuşlar ve bir de pasta getirmişlerdi. İnanın o kadar mutlu oldum ki anlatamam.

Mezuniyet kutlamamı yine bu büyüleyici şehirde yaptım. En son ortaokul mezuniyetime katılmıştım. Yine Nevşehir’deydi.

Bu perili şehir bana en güzel arkadaşlıkları verdiği için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Gitar eşliğinde hep birlikte şarkılar söyledik. Rıfat Ilgaz’dan ve Attilâ İlhan’dan şiirler okudum. Bol bol sohbet ettik, güldük ve eğlendik.

Her şey o kadar güzeldi ki bu masalın bitmesini hiç istemiyordum. Ancak bir gün sonra öğlen yola çıkmamız gerekiyordu. Bazı arkadaşlarımızla akşam vedalaştık.

Sabah hepimizde bir burukluk vardı. Boğazım düğümleniyordu. Saat 12.00 olduğunda ayrılık vakti geldi çattı. Hepimiz tek tek vedalaştık. Tekrar bir araya geleceğimiz o günün gelmesini umut ederek birbirimizi teselli ettik.

Nevşehir’den ayrılırken yine gözyaşlarımı tutamadım. Muğla’ya gelirken sessiz sessiz ağladım.

Bu kent beni hem sevindirip hem üzen bir yer. Gezdiğim yerlerde kimi arkadaşlıklarım kalıcı oldu kimisi olmadı. Hayat böyle bir şey işte kuralı bu. Ama bu güzel dostluklarımız daimî olması için dua ediyorum.

Yine çok duygusallaşmış olabilirim. Mezun olmanın verdiği bir burukluk var içimde. Üniversitede çok değerli insanlarla tanıştım. Benim için çok değerli hocalarım oldu. Düzce Defne Hocam ile yollarımı kesiştirdi. Ve hocalarımı daha şimdiden özledim. Sevdiğim birkaç arkadaşımı da. Kimisi bizim bölümden kimisi değil. Benim için Düzce farklı kültürlerin toplandığı yerdi.

Sizlere bunları yazarken Çalıkuşu dizisinde geçen müziklerden birisi bu yazıyı tamamlıyormuş gibi hissediyorum. Dinlemeniz için yukarıya bırakacağım.

Oradan buraya giden Reşat Nuri’nin romanındaki Muallime Hanım Feride gibiydim. Vatan topraklarımızda bir oradan bir oraya kanat çırpan bir kuştum ben. Bir Çalıkuşu. Romanda ne güzel anlatmıştı yazar:

“İnsan yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, hep birinin gönlümüzden kopup ayrılması bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!”

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….