PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

29 Kasım 2022

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Aylar sonra tekrar merhaba. Nasılsın sevgili okur? Size bu kadar geç yazdığım için lütfen beni bağışlayın. O kadar yoğun haftaları ardımda bıraktım ki… Bu yıl rüzgâr beni oradan oraya savurdu durdu. En son size Kapadokya’dan bahsetmiştim. O süreçten sonra ne çok kent gezdim. O zaman kısaca bu yaz hangi şehirlere gittiğimden bahsedeyim. Nevşehir, Kayseri, Denizli, Ankara, Düzce, Bursa, Manisa ve İzmir… Evet bu saydığım kentler arasında artık en çok ilginizi çekecek olan İzmir. Artık Minik Serçe’nin kalbinin kaldığı o şehirde değilim. (Size bu şarkının yazılma hikâyesinden önceki yazılarımda bahsetmiştim. Sezen Aksu Muğla Akyaka’dan o kadar etkilenmiş ki bu sözleri oraya hediye etmiş.) Bir süre önce İzmir’e taşındım. Doğasıyla beni her seferinde kendine hayran bırakan Muğla’ya veda ettim.

Taşınırken ardımda dostlarımızı ve pek çok anımı bıraktım. Muğla daima kalbimin bir köşesinde kalacak. Ne çok hatıraya şahitlik yaptı. Sizlere ilk seslendiğim yer orasıydı. Büyük bir heyecanla yazmaya başlamıştım. Ve şimdi Ege’nin bir başka incisindeyim. Vazifesini layıkıyla yapmaya çalışan bir öğretmen ve bilim insanıyım. Evet sizlere seslenemediğim günlerde tez öneri şablonumu enstitümüze sunmayı başardım. İtiraf ediyorum gerçekten zorlu bir süreçti. Daha önce hakkında çalışma yapılmamış bir şair ya da yazar üzerine yoğunlaşmam gerekiyordu. Bu süreçte birçok değerli Hocamın yardımıyla yörüngemi bulmaya çalıştım. Araştırmalarım esnasında çalışacağım sanatçıyı hiç bulamayacakmış gibi hissettiğim zamanlar da oldu. Ama bir noktada ilham perilerim etrafımda uçuşmaya başladı. Geçen yıl ders dönemindeyken kıymetli Atabey Hocam okumam için bana değerli bir yazarın romanlarını tavsiye etmişti. Ben de hiç geciktirmeden önerdiği kitapları almıştım. İşte o an aklıma geldi. Acaba “Gül İrepoğlu’nun Hayatı, Sanatı ve Eserleri” üzerine daha önce bir çalışma yapılmış mıydı? Hemen araştırmaya başladım. Emin olmak adına birkaç sefer daha detaylı bir tarama gerçekleştirdim. Evet, daha önce hakkında hiç çalışma yapılmamıştı. Gül Hanım hakkında ilk detaylı çalışmayı yapacak olmanın mutluluğu içerisindeyim. En büyük dileklerimden birisi bu çalışmayı layıkıyla bitirebilmek. Umarım hazırlayacağım bu tez bilim dünyamızda güzel bir yer edinir.

Sevgili okur seninle paylaşacak çok fazla anı birikti. Bunların hepsini şimdi değil zaman zaman paylaşmak istiyorum. Merak etmeyin bu sefer sizlere elimden geldiğince daha sık seslenmeye çalışacağım.

Tüm bu maceraların ışığında buradan sizlerin huzurunda bir kez daha Muğla’ya veda etmek istiyorum. Sevgili Muğla, her bahar açan binbir çiçeğinle gönlümü şenlendirdin. Topraklarında yetişen Sığla ağaçlarının altında ruhumu dinlerdin. Umutsuzluğa kapıldığım zamanlarda karşıma yürekleriyle destek olan birbirinden tatlı dostlar çıkardın. Bizler sayende mavilikler altında birbirimizin yurdu yurttaşı olduk. Hani bir söz vardır ya “Kadın kadının yurdudur.” diye. Evet işte sen bunu gerçekleştirmeye vesile oldun. Şimdi her birimiz bir Okaliptus yaprağı gibi farklı kentlerde birçok insana faydalı olmaya çalışıyoruz. Ve tekrar buluşacağımız günlerin hayalini kuruyoruz. Yaşadığım şehirler arasında “İyi ki!” dediğim nadir yerlerden olduğunu bilmeni isterim. Doğanı tüm cesaretinle koruyabilmeni diliyorum. Tüm kötülüklere karşı rengarenk begonvillerini tamamen aç ve herkese umut ol. Bu sana küçük bir vedadır. Anadolu’dan gelen bir grup kadın olarak bir gün tekrar seni ziyarete geliriz kim bilir? İşte o zaman belki de zihnimizden şu sözleri geçiririz:

“Sanki Anadolu, denize sevgisinden, Ege köpüklerine atılmış ve kırk beş mil uzanan Datça Yarımadasını yaratırken, Kriyo Burnunda; “İşte Arşipel, bak senin koynuna geldim! Çünkü ben, senin Knidos’unum!” diye bağırmıştır.

-Halikarnas Balıkçısı / Cevat Şakir Kabaağaçlı, Ege’den Denize Bırakılmış Bir Çiçek”

Yazar Hakkında

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı üzerine Erciyes Üniversitesinde yüksek lisans yapıyor. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)