PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

19 Ekim 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

GECE KUŞU GENİ (CRY 1) Akşam yatmazlar, sabah kalkmazlar!

İlkokul ve ortaokul döneminde babam aynen şu ifadeyi kullanırdı:

“Akşam yatmak bilmiyorlar, sabah kalkmak bilmiyorlar yahu!”

Geç saatlere kadar kardeşimle oynar ya da televizyon seyrederdik. Ertesi gün okul olduğu için babam çok kızardı.

Geçenlerde radyo dinlerken geç saatte yatıp geç saatte kalkan kişilerin daha agresif olduğunu ve vücutta pek çok sağlık problemlerini tetiklediğini dinledim. Bu radyo programının etkisi ile kısa bir araştırma yaptım.

Araştırmamın sonucunda babamın ne kadar haklı olduğunu daha iyi anladım.

1 gün 24 saat ve bizim için bu saat biyolojik bir saattir. Vücudumuz tüm düzenini 24 saate göre yani güneş ışığından gelen farklı dalga boylarındaki ışınlara göre ayarlar. Bu dengeyi sağlayan ise beynimizin hipotalamus[1] bölgesidir. Bu bölge yemek yeme, çalışma, dinlenme ve uyku gibi günlük faaliyetlerimizle ilgili zaman planlaması yapar. Fakat hipotalamusun planladığı zamanı biz doğru kullanamadığımızda yani vücudumuzun alışık olduğu düzeninin dışına çıktığımızda pek çok problem baş gösterir.

Biyolojik yapının düzeninin bozulması ise teknolojik cihazlardan kaynaklanır. Yani güneş ışınlarına ek olarak gelen yabancı ışınlardan… Yabancı ışınlar, günlük faaliyetlerimizi farklı zaman aralıklarına kaydırır ve sağlık sorunları ortaya çıkar.

Nedir bu sağlık sorunları?

  • Yabancı ışınların etkisi ile ‘Uyku hormonu’ ya da ’karanlıklar hormonu’ olarak bilinen melatonin[2] hormonunun salgılanması azalır. Yani uyku saati ötelenir.
  • Uyku düzeninin bozulması ile melatonin hormonlarının salgısı düştüğü için vücutta kortizon hormonu salgısı artar ve tansiyon rahatsızlığı, böbrek ve kalp yetmezliği, kemik erimesi, hipotiroid, şeker hastalığı ve aşırı kilo alma gibi problemler ortaya çıkar.
  • Yapılan bilimsel araştırmalar uyku düzeni bozulduğunda vücutta bulunan çok sayıda proteinin etkilendiğini özellikle de şekerin karaciğer yolu ile kana salınmasını tetikleyen Glukagon protein miktarında artış olduğunu gösterir. Yani uyku düzeninin bozulması Tip II diyabet
  • Uyku düzeninin bozulması ile enerji kontrol proteini olan Fibroblast Büyüme Hormonu 2 sentezinde ciddi bir azalma gözlenir ve bu durum obezite ile sonuçlanır.
  • Uyku düzeninin bozulması ile depresyon belirtileri ortaya çıkar. Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre gece uykusuz kalan kişilerin beyin görüntüleri incelendiğinde beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan ak madde miktarında azalma tespit edilir. Bu da depresyon, hafıza zayıflığı, öğrenme yetisinin kaybı problemlerin ortaya çıkışı anlamına gelir. Bazı tedavi merkezlerinde depresyon tedavisi için antidepresan kullanımı yerine ışık tedavisi ile hasta 24 saat uyanık bırakılarak, vücudun eski düzenine kavuşması sağlanır.[3]
  • Uyku düzeninin bozulması bağışıklık sistemini zayıflatır.
  • Cell dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre uyku düzensizliği olan kişilerde (geç saatlere kadar oturan kişiler) uyku düzeninden sorumlu bir gen olan ve ‘Gece Kuşu Geni’ olarak bilinen CRY 1’in mutasyona uğradığı ve bunun genetik olarak aktarılabileceği tespit edilmiştir.[4]

Özellikte pandemi sürecinde, bağışıklığımızın daha güçlü olması gereken bu süreçte, uyku düzensizliğini kontrol altında tutmanın ve sağlığımıza kavuşmanın bizim elimizde olduğunu söyleyebilirim.

En azından sosyal mesafemizi sadece insanlarla değil teknolojik cihazlarla da korursak sağlığımızı tekrar kazanmamızın mümkün olacağını düşünüyorum.

Bol uykulu değil düzenli uykulu günler…

 

 

[1] http://www.didemdereli.com/hipotalamus

[2] https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/melatonin-nedir-melatonin-hormonunun-faydalari-nelerdir/

[3] https://www.haberturk.com/gec-yatmak-hastalik-risklerini-artiriyor-2379436

[4] https://w3.bilkent.edu.tr/www/gece-kusu-uyku-duzenine-neden-olan-genetik-mutasyon-bulundu/

The following two tabs change content below.

Doç. Dr. Haydar GÖKSU

Doç. Dr. Haydar GÖKSU Düzce Üniversitesi

Latest posts by Doç. Dr. Haydar GÖKSU (see all)