PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Ocak 2022

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

DEPREM VE FESTİVAL

 

Düzce’de deprem oldu. Akçakoca’da da hissedildi. Şiddeti 5 civarındaydı. 5.2 de dendi, 5.3 de. Eşyaların bulunduğu yerden düşüp yerlere saçıldığı, dış duvarlardaki mozaiklerin koptuğu, sıva çatlaklarının oluştuğu bir deprem yaşamamıştım hiç. Tam da Düzcelilerin anma günleri, toplantıları yaptığı büyük yıkımlı ve kayıplı 1999 Düzce Depremi’nin yıldönümünün dolaylarına denk geldi.

12 Kasım 1999’da gerçekleşen Düzce depremi sırasında ben İstanbul’daydım, çocuklarım küçüktü.  Düzce 22 sene sonra tekrar sarsıldığında, ben bu sefer Düzce’deyim.

 

O gün ve ertesi gün, burada birçok kurumda mesailer, toplantılar iptal edildi. Bir süre geceleri tedirgin uyuduk. Evleri sağlam olmayanlar birkaç geceyi dışarda geçirdiler.

 

Havalar güzel gitti, üstelik komşumuz Ereğli’de festival vardı. Derken her şey normale döndü.

Akçakoca’dan denizi takip ederek Doğu’ya doğru gittiğinizde Zonguldak il sınırlarından giriyorsunuz ve Ereğli ilçesine varıyorsunuz. Ereğli, şu meşhur demir çelik fabrikasından ötürü çok gelişmiş bir ilçe.

Bu hafta sonu Ereğli’de hamsi festivali vardı. Közde pişmiş hamsiler, ücretsiz olarak ekmek arasında halka dağıtıldı. Sokaklara kurulmuş seyyar lavabolar iyi ki düşünülmüştü. Balık, yemesi güzel ama kokusu kolay çıkmayan bir yiyecek. Doya doya balık yedikten sonra, sıra sıra kurulmuş, ucu denize verilmiş lavabolarda halk elini ağzını yıkadı.

Kalabalığın ücretsiz şekilde faydalanacağı sahneler ve platformlar da kuruldu. Yerel ve başka şehirlerden davetli sanatçılar kurulan bu sahnelerde çıkıp şarkılarını söylediler. Resul Dindar da akşam saatlerindeki konserin sanatçısı, festivalin yıldızıydı.

Kalabalığı fırsat olarak gören sokak şarkıcıları ve dansçıları da çimenlerin üzerinde boy gösterdiler.

Sanatın sokağa inmesi her zaman iyi bir şeydir. Sanatın halk tarafından kabul gördüğünü gösterir.

Güneşli bir gündü. Deniz dümdüzdü. Yüzlerce mangalın üzerinde yelpazelenmekte olan közdeki hamsilerden yükselen dumanlar kesif bir bulut oluştursa da ortam güzeldi. Belediyenin festival sloganı da hoştu: “Koronavirüse karşı doğal destek HAMSİ-VAC”!

Salgından kendini korumak için, işkembe paça içilmesini tavsiye eden Canan Karatay ve Oytun Erbaş’a gönderme yapıyor olmalılar.

 

Kediler de bayram ettiler tabi! Yarım ekmeğe yapılmış balıklı sandviçler kimine fazla geldi, onlar da yiyemediklerini kedilerle paylaştılar.

Televizyon, dijital mecralardaki diziler, filmler ya da sosyal medya, dört duvar arasındaki yaşantımızı eğlenceli kılıyor. Aslında daha da ötesini söylemeliyim, “katlanılır kılıyor” demeliyim. Halkı açık havada buluşturmak çok güzel bir çaba. Karadeniz Ereğli Belediyesi’ni tebrik ederim.

The following two tabs change content below.

Defne ILGAZ

Sanatçı-Akademisyen at Defne Ilgaz
Lisansını ve yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi/Enstitüsü Sinema TV bölümünde yaptı. İki yazarın kızıdır. Aynı zamanda müzisyendir. Albümleri, cover'ları, bir de kitabı var. İki çocuk annesi. Doğduğu ve büyüdüğü İstanbul'dan taşınarak yaşantısını sonuncu il Düzce'nin Akçakoca ilçesinde sürdürmekte, bağımsız sanat adına çalışmalarına orada devam etmektedir. Daha fazla bilgi için www.defneilgaz.com.tr kişisel web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Latest posts by Defne ILGAZ (see all)