PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

20 Eylül 2022

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

DENGE

Herkes affediyor ve yoga yapıyor. Ben n’apıyorum, sizin alınız al, morunuz mor diyorum, Turgut Uyar gibi. O şiirdeki gibi söylüyorum “benim dengemi bozmayınız!”

Bir zorunluluk olsa ve İstanbul’a dönmem gerekse ne yaparım bilemiyorum. Şu yerin altından girip üstünden çıkan toplu taşıma ağı bile benim için başlı başına bir bulmaca!

Karadeniz’in havası ve suyuna epeyce uyum sağladım. Her çamaşır asmadan önce telefona bakıyorum, yağış var mı yok mu diye. Temmuz Ağustos fark etmez.

Onlarca yıl anneannemin memleketi Çanakkale’deki yazlığımızda geçen yazlardan sonra Karadeniz’in denizine de alıştım. Sayılır.

Bazı günler denizanası oluyor, ayağıma değince çığlık çığlığa kaçıyorum, çok iyi yüzmeme rağmen derinlere gidemiyorum. Yosunlu yerde yüzemiyorum. Her ne kadar kaprisli yüzücü olsam da bu yaz gene de epeyce girdim denize.

Sabah balıkçı barınağına yürüyoruz. Fırından taze ekmek, marketten karper alıp balıkçıların çay ocağından çay içmeye gidiyoruz.

Teknelerini, ağlarını tamir eden balıkçıları seyrederken onlarla beraber ilk çaylarımızı içiyoruz.

Sonra deniz. Sonra kahve. Balkonda. Balkon serin oluyor. Esintili.

Benim her gün derslerim oluyor. Ales ya da Yökdil için. Akşam çevrimiçi olan bu dersleri dinliyorum. (Bazen uyuya kaldığım oluyor, sınıfta olsam bu olmaz herhalde. Belki de yaşlılıktandır.)

Dersin az olduğu günlerde “zeytinyağlı sofra” kuruyoruz.

Balığı ve benim çok sevdiğim mezeleri bizim Akçakoca balıkçılarında yiyince çok pahalıya geliyor. Artık karidesi, kalamarı evde halledeceğiz.

Oysa balıkçı kasabasında başka türlü olmalı bu işler. Eli cömert ve lezzetli esnaf abiler içkili restoranlarla yarışmamalılar. Edirne’nin ciğercisi, Tekirdağ’ın köftecisi neyse onlar da öyle davranmalı. Bir avuç karidesi güveçte fırınlayıp 100 lira yazmasa iyi olur. İncecik kesilmiş altı yedi kalamar halkasına 100 lira demese iyi olur. Sandalyeleri dolup boşalıyor. Oturmaya yer bulmakta zorlanılırken bu nekeslik niye?

Fırsatçılık da hırsızlık gibi yaygınlaşan bir tutum mu, yoksa bana mı öyle geliyor?

İlyas’ın her türlü gezi, tatil teklifini reddedip adeta Garfield gibi “sokağından ayrılma, sokağından ayrılma” diye tekrarlayıp dururken oğlumun dokunaklı bir mesajıyla bir anda Bosna’ya gitmeye karar verdim. Sağolsun İlyas itiraz etmedi. Belki de kamp gibi geçen hayatımızdan çok sıkılmıştır.

Sina (oğlum), “yalnız, kimsesiz olmak” gibi tabirler kullandı yazışırken.

Saraybosna’da yaşıyor. Eşi Boşnak. Yaşadığı ülkeyi, çevresini seviyor. Bugünlerde iş değiştirdi. Sanırım hisleri ondan. Yeni işine uyum sağlama sürecinde yanında olalım üç beş gün.

Üç yıl geçti son gidişimin üzerinden. O da gelemedi. Kavuşacağız inşallah.

Yazar Hakkında

The following two tabs change content below.

Defne ILGAZ

Sanatçı-Akademisyen at Defne Ilgaz
Lisansını ve yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi/Enstitüsü Sinema TV bölümünde yaptı. İki yazarın kızıdır. Aynı zamanda müzisyendir. Albümleri, cover'ları, bir de kitabı var. İki çocuk annesi. Doğduğu ve büyüdüğü İstanbul'dan taşınarak yaşantısını sonuncu il Düzce'nin Akçakoca ilçesinde sürdürmekte, bağımsız sanat adına çalışmalarına orada devam etmektedir. Daha fazla bilgi için www.defneilgaz.com.tr kişisel web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Latest posts by Defne ILGAZ (see all)