PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

13 Haziran 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

DEJENERE MASALLAR !!!

Bankanın biri kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırmak için kült masallara müdahale edip, acaip ve verimsiz masallar çıkarmış.

Bunu da gazetenin biri haber yapmış. Okudum ve berbat buldum…sevmedim… sevilecek bir yanı yok.

 

Masallarda olması gereken en önemli şey, tutku yok… sihir yok!

Hayal gücünü besleyecek hiç bir şey yok… saman gibi!

 

Böyle kitapları şeyler alır… şeyler… çocuğuna asla sentetik elyaf içermeyen eşofman arayan aşırı titiz ebeveynler…

Şeyler alır… çocuklarının beslenme çantalarındaki gıdaların karbonhidrat-protein dengesini hesaplayan tipler!

Şeyler işte… ismi lazım değil… her şeyin en iyisini bildiğini düşünen ama düşünmeyenler… bunu birilerinden öğrenip körü körüne uygulayan ezberciler alır.

 

Bizdeki pedagoglar bu derece sığ üretimlere niçin izin veriyorlar bilmiyorum!

 

Pamuk prenses olmuş pamuk prens, sarayda artık nasıl öğrendiyse, yemek yapıp ortalık topluyor!

Cüceler de bir hoş!!! Ne hikmetse biri uçak pilotu biri mühendis yedi meslekten cüce ormanda bir kulübede yaşıyor!

Cadıya da bir haller olmuş, o da kötü vezirliğe terfi etmiş ama  gene de elinde elma sepeti, kapı kapı gezip elmalara zehir sürmekten başka yol bulamamış!!!

 

Böyle ucube bir sürü masal !!! Dejenerasyonun ötesinde!

Göz atmak isterseniz;

https://www.hurriyet.com.tr/kesfet/masallar-degisirse-dunya-degisir-41797139

 

Bence masallarla bu iş ele alınacaksa, kadın erkek rol değişimlerinden çok, prens-prenses olaylarına el atılmalıydı.

 

Çocuklar masal dinlemeye ilk başladıklarında, tüm olay kahramanları neden illaki prens ve prenses acaba diye düşünürler…

En azından bende öyle olmuştu!

 

Neden sadece mutlu ve güzel bir kız değil de güzel prensesti hep bâdireler atlatan, anlayamazdım…

Neden illâki prenses olmak gerekiyordu!

Neden birilerinden öncelikli olmak şarttı!!!

Sıradan , sizin benim gibi çocuklar zafer kazanamaz mıydı? Sonsuza dek sevip sevilemezler miydi?

 

Bu öncelik takıntısı daha bebekken zihinlere işlenmeseydi , bugün kırmızı ışık yanarken trafikte yandan önünüze atlayan maganda sayısı daha az olurdu… sırasını bekleme kavramı oturur, otobüs duraklarında kapılara hücum olmazdı.

 

Eğer sıradan olana saygı duyma başarılsaydı, diğer bireylere karşı saygı kavramı oluştuğundan, kadına şiddet de azalırdı!

Bu iş erkeklere mutfak önlüğü giydirmeyle olmaz! Daha derine inin… daha…

 

Bana göre, her çocuğun sevilmeye değer, son derece özel olduğunu hissettiren masallar yazılmalı.

Onlar yetişkin olduklarında sevilebilmek için çalıp çırpıp prens-prenses olmaya çalışmamalı!

Kısa yoldan köşe dönmeyi felsefe edinen ahlaksızlar, bence böyle azaltılır.

 

Çocuklarınıza böyle mısır koçanı gibi tatsız tuzsuz şeyler okuyacağınıza, günde iki kere onlara sarılın ve ne kadar özel yeteneklerle dolu olduklarını hatırlatın… onları koşulsuz olarak ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin…

 

Bunu benim yapmam artık çok zor… benimkiler kazık kadar oldu.

Boyları boyumu geçen iki oğlum var.

Ne zaman onları kucaklamak istesem, “Anne ne yapıyorsun!!!” diyorlar.

Ne yapalım, biz de uzaktan seviyoruz!

 

Onları olabildiğince ılımlı yetiştirmeye çalıştım. Ellerine arada bir elektrik süpürgesi tutuşturuyorum.

Gün geldiğinde seçtikleri genç kızlar zor durumda kalıp bana sitem etmesinler… oğullarım onlarla hayatın tüm yükünü paylaşsın isterim.

 

 

Bu arada prenslerin mutfakta iş yapmasında da bir sakınca yok tabi… 🙂

Yine de… tatlı dilli bir prensi her şeye yeğlerim …  lezzetli bir kuzu kapamaya bile.

The following two tabs change content below.
M.Ü. Güzel Sanatlar Sinema-Tv ve T.Ü Fermente Ürünler mezunu. 23 yıl TRT çalışanı, şimdi emekli. 2D- 3D animasyon , seramik, botanik, kaligrafi, geleneksel el sanatları meraklısı... Biraz tiyatro ve müziğe bulaşmışlığı da var... bir de yazmayı seviyor.

Latest posts by Renkli Kalem (see all)