PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

24 Temmuz 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Sevgili okurlarım öncelikle sizleri selamlamak istiyorum. Nasılsınız? Geçtiğimiz haftaları nasıl geçirdiniz? Bana soracak olursanız son iki haftadır zor bir zamandan geçtim.  Birkaç ay önce dedemin kansere yakalandığını öğrendim. Aslına bakarsanız iyileşeceğine canı gönülden inanıyordum. Dedem modern tıpa çok güvenir ve moralini hep yüksek tutardı. Kemoterapi almaya başladı. Gittikçe halsizleşiyordu. Ailecek dedemin yanına gidip onu görmeye karar verdik. Haziran ayında bir haftaya yakın dedem ile vakit geçirdik. Gittiğimizde halen kemoterapinin etkisindeydi ve gün geçtikçe kötüleşiyordu. Bizimle karşılıklı oturup sohbet edecek hali bile kalmamıştı. Genelde uzanıyor ve kitap okuyordu. Büyük bir sessizliğe bürünmüştü. Kendinde konuşacak gücü bulduğu zaman ara sıra bizimle şakalaşıyordu. O hafta öylece geçti ve bizim Ege’ye dönme vaktimiz geldi. Gitmeden önce hepimizle tek tek vedalaştı. Bana sıkı sıkı sarıldı güzel dileklerde bulundu. İlk defa aşağıya bizi uğurlamaya inemedi. Pencereden kocaman bir sevgiyle bizi selamladı. İşte bu onu son görüşüm oldu.

Ben ailenin ilk torunuyum. Dedem beni çok severdi. Küçükken masallar anlatır, parka götürür, benimle çizgi film izlerdi. Birlikte gazete okurduk. Okuyan insanı çok severdi. Özellikle son yıllarda karşılıklı olarak görüşlerimizi paylaşırdık. Ben okudukça mutlu olurdu. Ben ona kitaplar önerirdim o da bana. Okumayan insanın cahil kalacağını söylerdi. Mustafa Kemal’i çok severdi. Onun hayatıyla ilgili çok fazla kitap okurdu. Atatürk’ü çok sevdiğim için gurur duyardı. Sevgili dedem gümrük memuruymuş. O da çok şehirler gezmiş. İnsanlara yardım etmeyi çok sever ama bunu gizli gizli yapardı. Anılarını onun ağzından dinlemeyi çok severdim. Sesini ve o şen kahkahasını duyamayacak olmak beni çok üzüyor. Bir daha ona kendi ellerimle o çok sevdiği fincanlarda -üzerinde Mustafa Kemal’in imzası olan- kahve yapamayacak olmak boğazımda bir yumrunun oluşmasına sebep oluyor. Yine de acı çekmeden bu dünyayı bırakıp gittiğini öğrendikten sonra biraz olsun rahatladım. Sevgili dedeciğim Hürbüz Özhan, adı gibi hür yaşamış insan seni hep anılarımda yaşatacağım; bana öğrettiğin her şey için teşekkür ederim.

Sevdiğiniz bir insanı kaybetmek ne kadar da acı. O gittikten sonra yalnızca kalbinizde yaşayan biri haline geliyor. Sizi seven ve sizin sevdiğiniz insanların kıymetini bilin. Birbirinizi kırmadan bir ömür geçirmeye çalışın. Çünkü ölüm ansızın bir skandal yaratabilir. Şairin de dediği gibi:

“Eski bir kış bıraktım siyah

eski bir şiir bıraktım yarım

sonra kış kadar eski bir şiir aradım

bahar kadar yeni bir şey bulamadım

hâlâ güz kadar kederli bir klişe

yaz bunun üstüne geldi sakin

sözcüğünü yazmak üzereyken geldi

yaz: Galiba kendinde bile yok

söylenişindeki sakinlik

budur bana öğretemediği

diğer mevsimlerin budur

yaz öğretisi şiirin

yaza öğrettiği de budur:

Kederin klişesi güz

şiirin klişesi yaz

nedir ölümün klişesi

yalnızca o siyah kasaba mı

yoksa bir skandal mı sayılır

ölüm bu cinayet çağında?

Yaz ölümü bekleye dursun

kim bilir kaç bahar daha

dalından koparılmayı beklesin ölüm

kimse uzanamayacak ona

ne bağ kaldı ne bağbancı

ne bahçesi var ne ağacı

olmasını bekleyen de yok dalında

tazeyken, yeşilken daha

biçildi ölüm, acemi

bir şiir gibi ‘ah’lar içinde

bir ‘ah’ını bile çıkaramadan

bir şiir doğuncaya kadar

o acemi ‘ah’tan

ve yeniden ölünceye kadar

şu budala insan

bir skandal sayılacak ölüm

ve ilk kez sevineceğiz

ölümün bir skandal olduğuna

skandalın ölüm olduğuna

şaşırsan da unutma:

Ölüm bir skandal olacak

acemi hayatımızda!

– Haydar ERGÜLEN”

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)