PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

18 Eylül 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Dayanışma ve Kare

Dayanışma ne kıymetli şey.

Bugün bir köpeğe bir aracın çarptığını duyduk. Sakin bir akşamdı, verandada çay içiyorduk. Acı bir fren, paaattt diye bir ses. 

Ne yazık ki tahmin edebileceğiniz gibi devam etti olaylar. Biz gidene kadar araba olay yerini terk etti, yolun kenarında korkudan kıvrılmış, hareket edemeyen, güzel mi güzel bir köpek. Sesi duyan ve olayı uzaktan gören başka bir aile daha geldi. Gelen diğer aileyle bizim bulunduğumuz evin arasında onlarca ev. Gelen sadece iki aile. 

Böyle anlarda yalnız olmamak çok değerli. Dünyayla ve insanlarla kurduğunuz o bağın her ilmeğini sorguladığınız böyle zamanlarda, “iyi insanlar da var yaa” dediğiniz, o cıpcılız umudu harlayan bir rüzgar gibi… Bir gecenin karanlığında bir köpeğin başında bekleyen iki fener. Bir değil. İki.

Geçen günlerde Cannes’da en iyi film ödülünü alan, en iyi yabancı dilde Oskar adaylarından da olan İsveç filmi, The Square’i (Kare) izledim. Henüz izlemediyseniz, fırsatınız olursa ısrarla izlemenizi tavsiye ederim.

Filmi özel kılan, filmin sıradanın dışında bir mizahının ve sorunları anlatış biçiminin olması. Ama bu değil kendini bu akşam bana hatırlatan.

Filmin en vurucu sahnelerinden biri döndü eve dönüş yolunda zihnimde. Bir sanat performansı esnasında bir maymunu canlandıran sanatçımız, insanlara saldırmaya başlar. Maymun gittikçe saldırının ve tacizin dozunu arttırır. Oldukça uzun bir süre, bir salon dolusu her türlü gücü elinde barındıran onlarca insan yardıma ihtiyacı olanlar için kılını kıpırdatmaz. Ta ki bir noktaya kadar. Sonrası da ayrı vaka ya, neyse.

Filmdeki sanatçıyı oynayan aktör bir röportajında karakterim konuşabilseydi şunları derdi diyor:

“Poponuzu kaldırmanız ve bir şeyler yapıp harekete geçmek üzere kayıtsızlık halinizden çıkmanız için daha ne kadar ileri gitmem gerekli?”

Gerçekten, ne kadar?

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)