PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Eylül 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Yumuşak başlı, uyumlu ve inatlaşmayan insanları seviyorum.
Onlarla büyüdüm. Bir mevzuyu sakız gibi uzatmak ayıptı.
Sakin sakin yaşardık biz.
Anlaşılamayan bir şey varsa ve o an çözülemiyorsa, araya bir kahve girerdi, tavla girerdi, başka başka birileri girerdi, laf çevrilirdi. Dile getirilmeyen minik barışlarla her şey yoluna koyulurdu.
Çünkü hayat kısaydı!
Ve çok değerliydi!
Üstelik de güzeldi!
Bunu kundaktaki bebek bile bilirdi 🙂
Fotoğraf 1973 ya da 74… Rumelihisarı’ndan… evimizin rıhtımı.
Herşey fotoğrafta göründüğü gibiydi… rıhtım duvarının halini görüyorsunuz, beton zemini de…
Yaz geldiğinde alt katlarını yazlık olarak kiraya verirdik. Gelenler harika insanlardı.
Bana sarılan dünya iyisi bu adam, bir türlü kucağından inmediğim “Manol”akimu.
Giriş katındaydılar. Froso ile beraber evin parçasıydılar. Manolakimu… Nur içinde yatsın.
Eski eski diye özlemle hep ahşap evleri, arnavut kaldırımlı sokakları çekip paylaşıyorlar ya hani, aslında eskiyi güzel kılan eski insanlardı. Peynir tenekesindeki sardunya ya da yağ tenekesindeki domates değil, onları ekip pencere içine koyan insanlardı.
Bu insanlar parasızdı ama zevkliydiler… tenekeleri kireçle beyaza boyar, dantelli perdelerine uydururlardı.
Evimiz ahşaptı ve akmayan yeri yoktu… neresini tutsanız elinizde kalırdı… ama yalan yok fotoğraflarda sorunsuzmuş gibi güzel çıkardı 🙂
Yel üfürdü su götürdüydü… tüm eski ahşap evler gibi nefes alır ve zor ısınırdı… ayaklarımız hep üşürdü.
Yüksek tavanlı, gıcırtısı bol, adım sesi bol…
Size sıradan bir yaz sabahını anlatayım mı?
Sabah erken saatlerde tıkırtılar başlardı…
Çoğu mutfaktan gelen tabak çanak sesleriydi… Zor açılıp kapanan tahta çekmecelerin, ileri geri çekiştirilen tahta taburelerin, cam bardaklara serpiştirilen çay kaşıklarının çın çın sesleri!
Sonra cam sesleri… pencere çerçevesinin içinde zangırdayan … hepsinin macunları döküldüğü için olsa gerek, önünden minicik bir tekne geçse, tüm ev titreşime girerdi… Sabah saatlerinde de balıkçılar geçerdi.
Ardından kokular başlardı. Taze çay kokusu, kızarmış yumurta, ekmek…
Evin hemen her katından ayrı ayrı yükselirdi bunlar…
Yavaştan mırıltı halinde insan sesleri, küçük öksürmeler duyulmaya başlanırdı… Gazete, süt almaya gidenlerin selamlaşma sesleri eklenirdi buna.
Gözüm tavandaki ışık oyunlarına takılı beklerdim yatakta. Denizden tavana yansıyan ışık, tıpkı şömine alevi gibi göz oyalardı.
Hayallerden yeni uyanan bir çift göz için, gerçek hayata bundan daha iyi bir geçiş olamazdı.
Sonra şıpıtık terlikler tıkı tıkır odama yaklaşırdı…
Kahvaltı hazırdı!
ÇOK ESKİDEN
Bir zamanlar, çok eskiden,
Komşulardık sevecen.
Bahçeleri şakayık,
Sofra yeri ortalık,
Silme dolu kazanlar,
Kepçeler, kaşık kaşık.
Kimi getirirdi mısır,
Kimisi pilav köfte,
Kimi dolma sarmıştır,
Kimi yapar aşure…
Sormazdık ki nereli,
Varmıydı ki önemi?
Terzi Aruz yapardı,
Dolmanın güzelini.
Manol’la Froso’nun
Sohbeti bal gibiydi.
At sırtında taşırdı,
Mehmet Efendi sebzeyi,
Doğulu şiveliydi,
Yaşlıydı atı gibi.
Herkes saygı gösterir,
Bilirdi birbirini…
Herkes, hepsi bizdendi,
Bahçemiz rengarenkti.
Çok uzun zaman geçti,
O insanlar kayboldu.
Selam sabah kesmeyen,
O sîmâlar yok oldu.
Bak ben saydım kendimi,
Sen de say, durma geri.
Ne Rumdur ne Ermeni,
Ne Kürttür ne Yahudi…
Şimdi beni el sayan,
Bu vatana el koyan,
Kültürümü hiçe sayan,
Ne Türk oğlu, ne yerli…
Tebessümden anlamaz,
Seni beni damgalar .
Günaydın, merhabayı
Aşka dâvet algılar!
Alışmıştır yemeğe
Küçük yaşta terliği,
Sopanın irisini
Kemerin meşinini!
İnce şeylere uzak,
İçten mutluluk yasak,
Sâde ezbere giden,
O kafası hep tuzak!
Bunlardan bezdim de ben,
Kapattım kapıları
Korudum bahçemdeki,
O incecik dalları.
Zar yapraklar yemyeşil,
Lâl çiçekler zedesiz,
Akça kâğıt lekesiz,
Yazan kömür şîvesiz.
Şimdi soyum sorarsın,
Sanki çok lâzım gibi.
İnsanı insan eden,
Soy sop değil hâlbuki.
11.09.2015
The following two tabs change content below.
M.Ü. Güzel Sanatlar Sinema-Tv ve T.Ü Fermente Ürünler mezunu. 23 yıl TRT çalışanı, şimdi emekli. 2D- 3D animasyon , seramik, botanik, kaligrafi, geleneksel el sanatları meraklısı... Biraz tiyatro ve müziğe bulaşmışlığı da var... bir de yazmayı seviyor.

Latest posts by Renkli Kalem (see all)