PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

4 Aralık 2022

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Toprak ana nasıl da büyütüyor içinde yaşattığı kökleri. Daha geçen aylarda dikilen küçücük bitkiler bile neredeyse boyumu geçmiş. Ege’ye bahar erkenden gelmiş. Ağaçların yaprakları yeşillenmeye başlamış, hatta bazıları çiçek bile açmış. Bahar buralara umut getirmiş. Gerçi yurdumun bazı yerlerinde halen kar mevcut. Mesela İstanbul’un bazı ilçelerini bembeyaz bir saflık örtmüş. Hatırlıyorum da Bosna’dan bu aylarda İstanbul’a dönmüştüm. Uzun süredir kar yağmayan bu kente karı beraberimde getirmiştim. Taksim’de İlayda ile karın altında yürümüştük. Ellerimizde kahveler ve en sonunda Galata… Ah ne güzel günlerdi, sağlıkla, maskesiz geçirdiğimiz huzurlu günler…

Sahi size de İstanbul Türkiye’nin en görkemli yıldızını anımsatmıyor mu? Tiyatro, resim, edebiyat, tarih ve daha birçok alana ev sahipliği yapan bu şehir kesinlikle masallar diyarından fırlamış gibi. Türkiye’nin yaşam kalbi İstanbul’un ellerinde. Gören herkesi defalarca büyülüyor. Aslına bakarsanız bu şehri sevmenin orta bir yolu da mevcut değil. Ya çok seviliyor ya da hiç sevilmiyor. Yıldızlarla dolu bir geçit olan bu şehirde her türlü sanatçı, edebiyatçı, tarihçi, oyuncu ve daha pek çok alanında tanınmış insanlarla burada tanışmanız mümkün. Her ne kadar çoğu bu aşırı kalabalıktan, trafikten, çarpık kentleşmeden ve bunun gibi sıkıntılardan bıkmış olsa da ya onlar bu şehri bırakmıyor ya da şehir onları bırakmıyor. Bazıları ise büyük bir cesaretle her şeyi bırakıp gidiyorlar. Arkalarında bıraktıkları kariyerlerini umursamadan nerede huzurlu hissedecekse oraya doğru yeni bir maceraya atılıyorlar. Tıpkı Japon yazar Yukio Mişima’nın yaptığı gibi. Kitap araştırması yaparken “Yıldız” adında kısa modern bir yapıta rastladım. Can Yayınları tarafından çevrilmiş bir kitaptı. İçeriğini okuduktan sonra almaya karar verdim. Bu modern öyküyü okurken büyük bir cesaretle karşılaştım. Kitapta Rikio adında bir kahraman var. Rikio hayranları tarafından oldukça sevilen bir oyuncu. Sahnenin yıldızı olan bu genç; set ışıklarından, kamera kadrajlarından ve dört bir yandan adını haykıran hayranlarından oldukça memnun bir ifadeye sahip. Ancak kitabı okudukça şunu tespit ettim. Aslında Rikio bu durumu sorguluyor. Belli bir süre sonra tüm bunlar kendisine oldukça absürt geliyor. Kitabı beğendiğimi sizlere söyleyebilirim. Özellikle beni etkileyen kısmı ise Rikio’nun aslında Yukio Mişima olması. Yazar, kendi başından geçen olayı öyküleştirerek okuruna sunmuş. Aslında tüm oluşturulan kurgu Mişima’nın rol aldığı bir yakuza filminden sonra oluşmuş. Japon edebiyatında oldukça sıra dışı olarak anılan yazarın kitabının gerçekçi yanını beğendiğimi söyleyebilirim. Eğer merak ederseniz okumanızı tavsiye ederim. Bu öyküde şöhreti ve yabancılaşmayı oldukça belirgin bir şekilde görebilmeniz mümkün.

Ege’nin manzarasına eşlik eden yıldızların hâkim olduğu bu gecede dinlediğim şarkılardan birisini yukarıya sizler için bırakıyorum. Hayatınızda sizleri aydınlatacak yıldızların eksik olmaması dileğiyle… Yeşilin dört bir yanı ele geçirmeye başladığı Ege kıyılarından selamlar…

Yazar Hakkında

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı üzerine Erciyes Üniversitesinde yüksek lisans yapıyor. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)