PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Eylül 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Pandemi hayatımıza pek çok düşünceyi beraberinde getirdi. “Bu hastalık ne zaman bitecek? Acaba aşı yararlı mı? Aşının yan etkileri olacak mı?” gibi sorulara yanıt arar olduk. Oysa geçmişteki hastalıkların getirdiği yıkımları etkili bir biçimde araştırsaydık belki de bugün bilime karşı şüphelerimiz kalmayacaktı. Şimdilerde aşısı bulunan verem, çiçek, kuduz, difteri, veba ve kolera gibi hastalıkların getirdiği ölümcül darbeler oldukça yıkıcıydı.

Bilimin gelişmesi bu tür hastalıkların tedavi sürecini hızlandırdı. Böylece insanlar hastalıklardan eskisi kadar korkmamaya başladı. Aşı insanlara güven kazandırdı. Belki bundan yaklaşık on sene sonra Covid- 19 aşısı da diğer aşılar gibi normal karşılanmaya başlar. Neler olacak? Bunu zaman içinde göreceğiz.

Bilim, insanlığın yararına kullanılmalıdır. Yeni keşfedilen buluşlar kişinin yararını değil evrenselliği kapsamalıdır. Yetişkinler bu bilinçle yola çıkarlarsa yetiştirdikleri çocuklar da bu ölçü doğrultusunda yetişir. Böylece yeryüzünde barış sağlanabilir. Geçtiğimiz günlerde çocuk edebiyatı alanında yazılmış olan kitapları inceliyordum. “Küçük İnsanlar & BÜYÜK HAYALLER ” serisinden bir kitap okudum. Çocuklara ünlü fizikçi ve bilim insanı “Marie Curie” hakkında bilgiler veriyordu.

Size hayalleri çok büyük olan bu kadının yaşamından bahsetmek istiyorum. Marie’nin çok küçük yaşlardan itibaren bilime ilgisi varmış. Okumayı çok seven Maria Salomea Skłodowska kendini daha çok geliştirmek için Fransa’ya gitmiş. Üniversitede fizik bölümünü birincilikle matematik bölümünü ise ikincilikle bitirmiş. Çalışmalarını sürdürürken türlü sıkıntılar yaşamış. Bu sıkıntılarda ona yardımcı olan ise kendisi gibi bilim insanı olan Pierre Curie imiş. Çok geçmeden hayatlarını birleştirmişler. Ortak çalışmalarının sonucunda iki tane element keşfetmişler. “Polonyum ve Radyum”

Nobel ödülüne yalnızca Pierre Curie layık görülse de Pierre, bu ödülü eşi Marie Curie de almazsa kabul etmeyeceğini dile getirmiş. Böylece çift Nobel Fizik Ödülünü kazanmış. Çok geçmeden hazin bir kaza sonucu Pierre Curie hayata gözlerini yummuş.

Hayatı türlü zorluklardan geçen Marie, eşinin ölümünden sonra Nobel Kimya Ödülünü kazanmış. Paris Üniversitesinin ilk kadın profesörü olmuş. Tarihe iki Nobel ödülü olan tek kişi olarak geçmiş. Yaşadığı dönem boyunca insanlara yardım etmek için çok uğraşmış. Keşfettiği radyoaktif sayesinde birçok insanı kurtarmış. Günümüzdeki röntgenlerde bile onun emeğinin izi var.

Büyük kızı Irène Joliot-Curie de anne ve babası gibi bilime meraklıymış. Irène eşi Frederic Joliot-Curie ile birlikte yapay radyoaktiviteyi keşfetmiş. Bu keşif onlara Nobel Kimya Ödülünü kazandırmış.

Marie Curie ve kızı keşifleri sırasında aşırı dozda radyasyona maruz kaldıkları için kan kanserinden hayata gözlerini yumdular. Hayatlarını bilime adayıp bilim uğruna bu dünyadan ayrıldılar.

Marie Curie arkasında yaptığı çalışmaları bıraktı. Hakkında pek çok kitap yazıldı. Hayat öyküsü -özellikle kadınlara- ilham oldu. Biyografisi farklı zamanlarda beyaz perdeye aktarıldı. Marie ve Pierre Curie’nin notları korunaklı bir şekilde saklanmaya devam ediyor.

“Her birimiz kendi gelişimimiz için çalışmalıyız ve aynı zamanda tüm insanlık için genel bir sorumluluk paylaşmalıyız. Bizim özel görevimiz en yararlı olabileceğimizi düşündüğümüz kişilere yardım etmektir.

  • Marie Curie”

 

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)