PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

24 Ocak 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Bir Türk, Bir Polonyalı, Bir Kilise Konseri

Farklı ülkelerde yaşamış olmanın aynı anda verdiği hem en büyük ödül hem en büyük ceza, geride bir yerlerde mütemadiyen çok iyi arkadaşlarımı bırakmak oldu. Bu arkadaşlıklarımı sürdürebilmek için yan komşumla kurduğum ilişkiden çok daha fazla özveri göstermem gerekti, hala da gerekiyor.

Mesela Japonya’daki bir arkadaşımla saat farkı yüzünden ancak Pazar günleri öğlen saatleri için Skype randevuları ayarlayabiliyoruz. Bir de bu var tabi; görüşmeleri bir süre önceden organize etmek zorundasınız. Başka ülkelerdeki arkadaşlarla spontane görüşmek mi? Unutun onu.

Bir bakıma aslında bu çaba, bu özenli irtibat isteği arkadaşlık ilişkisinin gerçek tutkalı oluyor. Herkesin akan hayatlarında özellikle görüşebilmek için zaman yaratmak (hasbelkader görüşmek değil), “ben bu arkadaşlığın devamı için emek veriyorum” anlamına geliyor.

Ewa ve ben, geçen yıl tam da bugün Almanya’dan Hollanda’ya giden bir trendeydik. Bir Türk, bir Polonyalı (biraz fıkra gibi, evet), Hollanda’ya giden bir Almanya treni.

Ewa’yı tanıtayım. Arkadaşlığımın Polonya’da başladığı, daha sonra İngiltere’de olduğum dönemde doğum günümü onunla ve diğer arkadaşlarımla birlikte kutlamak için Polonya’ya gittiğim, gezegenin en leziz pralinlerini yapan dünya şahanesi bir arkadaşım.

Vize, mesafe, sorumluluklar gibi sebeplerden çok sık yüz yüze görüşemiyoruz, Almanya’da olmamı fırsat bildik. Avrupa’nın en eski kiliselerinden birindeki bir konseri bahane ettik, düştük yollara.

Hollandalılar’ın birçok konuda olduğu gibi kiliseler konusunda da ilginç ve oldukça liberal sayılabilecek bir yaklaşımları var. Geçirdiğimiz iki günde girdiğimiz iki kiliseden ilkinde bir DJ performansı ve kilise müziği olmaktan epey uzak küçük konserler dinledik. Diğerinde ise bir ikinci el eşya pazarı kurulmuştu. 

Hollanda’da geçirdiğimiz iki günün ardından Almanya’ya döndük. Bir sonraki görüşmenin planlarını yaptıktan sonra Ewa’yı Polonya’ya uğurladım. O “sanki aradan hiç zaman geçmemiş gibi” hissi ve sınır tanımayan arkadaşların varlığını bilmek paha biçilemez.

The following two tabs change content below.

Dr. Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Dr. Sufistike (see all)