PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

9 Mayıs 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Bazı eşyalar bedenle kaynaşırlar.

Mesela gözlük bunlardan biridir.

İster gözünüzden ameliyat olun, ister lens takın, vaktiyle uzunca bir müddet gözlük takmışsanız, gözleriniz bunu hep hatırlar ve burnunuzun ucuna doğru genişçe bir alan bırakarak geri çekilirler.

Bu çekilme gözleri gölgeler… sanki hâlâ gözlük camlarının ardından bakarmışçasına küçülürler.

Benim gibi ip ucu peşindeki meraklı bakışlar bunu hemen fark eder…

Böyle zamanlarda bazen ileri gidip hayalî bir gözlük çerçevesi yerleştirdiğim bile olur.

Onca para döküp acı çektiğiniz halde yakalandığınız için kızmayın bana !

Kızmayın 🙂

İp ucu aramak, kusur aramak değildir çünkü.

Ya da tesettürlü iseniz ve başınızda hep var olan baş örtünüz karşılaştığımızda yoksa, saçlarınızı gizleyen bir baş örtüsünü şablon gibi oturuyorsam da kızmayın lütfen… Aşırı suskunluğunuz ve iletişime geçmeyi pek de tercih etmeyen sert baş hareketleriniz ele vermiştir sizi.

Ya da mesela aslında çok fazla yüzük takan bir kadınsanız ve ben sizi izlerken elinizde yüzükleriniz yoksa, ellerinizi birleştirme biçiminiz anlatır her şeyi… O an var olmayan yüzüklere dokunmadan, bol bol  avuç içlerinizi birleştirmeyi tercih edersiniz.

Bunun gibi çok şey sayabilirim size…

Bedenimiz genişleme eğilimindedir… kendine kattıkça katar ve özdeşleştirir… eşyaları, olayları, manalarla harmanlar… asla daralmayı düşünmez.

Bu doğaldır. Evren bile durmadan genişlemiyor mu?

Peki ya daralma nedir?

Bedene ait daralma en az acı veren daralmadır. Kilo kaybı, takıların, kıyafetlerin yokluğundan daha az acı verir…

Hatta kilolar fazlaysa  kimileri mutlu bile olur. Ama aslında kilo kaybı bir daralmadır ve kökünde mutlaka bir olumsuzluk vardır.

Mutsuzluk demiyorum çünkü “mutsuzluk”, bu yüzyılda çok geniş bir anlam alanına sahip oldu. Hepsi birbirinden farklı olan bir çok duygu bu kelime ile ifade edilir hale geldi.

Hüzün, vazgeçiş, kızgınlık, hayal kırıklığı, kıskançlık, melankoli… hepsini yaşayanlara mutsuz deniyor artık.

Üsttekilerden biri ya da bir başka olumsuz duygu sonrası verilen kilolar da hemen fark ediliyor.

İnanın 😉

Her ne kadar yeni bedeniniz, sizi motive ediyor ve gözlerinizi şenlendiren geniş bir gardırop yelpazesi sunuyorsa da, şayet o olumsuzluğu temizleyememişseniz, fark ediliyorsunuz… hem de giydiklerinizle fark ediliyorsunuz.

İki farklı kırmızı eşyanız olsa, farklı kırmızılar oluyor onlar… birini geçmişten getiriyorsunuz… diğeri yeni oluyor ve uyuşmuyorlar.

Siz her ne kadar yenilenseniz de, olumsuz süprüntüler size yapışık kalıyor. Tıpkı arkasına teneke kutu bağlı arabalar gibi tangır tungur gidiyorsunuz.

 

Tuvana böyle saçma sapan şeylere neden kafayı takıyor, düşünüp düşünüp de yazıyor değil mi?

🙂

Siz “Varoş Milyoner”i seyretmiş miydiniz? “Slumdog Millionaire”

🙂

Orada var bunun nedeni.

Film diyor ki, “UNUTULMAYAN BİLGİ, YAŞANILARAK ELDE EDİLEN BİLGİDİR!”

O halde “Kullanılacak Kadar İyi Hazmedilmiş Bilgi Fazlalığı” demek, “Çok Yaşanmışlık” demektir.

Benim gibi yazı yazmayı, tipleme yapmayı seven biri için bunlar hazinedir!

 

İtiraf ediyorum, pandemi döneminde dışarı çıkamamak, beni gözlem yönünden çok aç bıraktı.

Artık tiplemeler yazmak ve çizmek için kopya çekemiyorum. Bu da bu işleri yaparken fire vermeme neden oluyor.

44 beden kalçasına 38 beden tayt giyen kadınların otururken çektiği sıkıntıyı atlıyorum mesela… ya da kalkarken 😀 

 

Ya da para karşılığı beraber olduğu kadının yanındaki genç aşığın, kendini genç kızlara ilgisizmiş gibi göstermeye çalışırken attığı kaçamak bakışları atlıyorum.

 

Sevmeden evlenip doğurdukları çocukların kollarından çekiştiren annelerin, AVM’lerdeki robot yürüyüşlerini atlıyorum.

 

En önemlisi, uzun zamandır birbirine gerçekten severek bakan bir çift göz görmedim uzun zamandır…

Sevgiyi, aşkı atlıyorum.

 

Bir zamanlar hiç bileğimden çıkarmadığım bileziklerimden birini taksam… küpeleriyle takım olarak taktıklarımdan… sonra içimdeki coşku ve mutluluk yüzünden küpelerinden birisini mutlaka kaybettiğim bileziklerden birini… hatırlar mıyım acaba?

The following two tabs change content below.
M.Ü. Güzel Sanatlar Sinema-Tv ve T.Ü Fermente Ürünler mezunu. 23 yıl TRT çalışanı, şimdi emekli. 2D- 3D animasyon , seramik, botanik, kaligrafi, geleneksel el sanatları meraklısı... Biraz tiyatro ve müziğe bulaşmışlığı da var... bir de yazmayı seviyor.

Latest posts by Renkli Kalem (see all)