5 Temmuz 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Bazıları Neden Risk Alır?

 

Saat sadece öğlen 12 olmasına rağmen ben çoktan üçüncü kahvemi hazırlıyordum. Telefonum çaldı. Eğer korona günlerinden sağ çıkabilirsem kafein overdozu ile ilgili sorun yaşama ihtimalim çok yüksek. Arayan burada yaşayan Türk bir arkadaşımmış.

İki üç günde bir arayıp birbirimizin sağlığını ama bence daha çok ruh sağlığını kontrol ediyoruz. Bunu açıktan yapmıyoruz ama karantinada yalnız yaşadığınız bir evde kalıyorsanız akıl sağlığınızı korumak da en az ellerinizi dezenfekte etmek kadar önemli oluyor.

Son günlerde neler yaptığını sordum. Caddelerde ufak yürüyüşler yapmaya başladığından bahsetti. Ama parklardan uzak duruyormuş. “Neden” diye sordum. Cevabı “parklar tıklım tıklım, çok dolu” oldu. O kendisinin ve etrafındaki insanların salgın ile ilgili aldıkları önlemleri gevşettiğini ve daha fazla dışarıya çıkmaya başladıklarını, bense benim gibi çevremdekilerin de burunlarını dahi pencereden çıkartsalar kırklandıklarını anlattım.

Telefonu kapattıktan sonra durdum düşündüm.

Neden bazı insanlar mevcut riski daha az algılarken diğerleri daha fazla algılıyor?

Korona bulaşma ihtimali yaklaşık olarak hepimiz için eşit, trafik kurallarını ihlal ettiğimizde kaza riski hepimiz için aynı. Sigara içersek solunum sistemimize zarar verme riski hepimiz için yüksek (Sigarayı yeni bıraktım sayılır da. Şu sıralar illa ki lafı döndürüp dolaştırıp oraya getiriyorum. Ahir ömrümde sigarayı bırakmakla övündüğüm kadar hiçbir şeyle övünmemiş olabilirim. Ama çok güzel bıraktım!). Kısacası söylemek istediğim insanlar aynı durumda aynı koşullarda aynı riski farklı görüyorlar. Nedenn?

Hemen her insan davranışında olduğu gibi bunun da iki kelimelik bir cevabı malesef yok. Ama hem daha önceki benzer durumlarda yapılan hem de son Covid-19 salgını sürecinde yapılan çalışmalar neticesinde biliyoruz ki insanların farklı davranmasının bazı ortak sebepleri var.

Birincisi, insanların kontrol edebilirliğe duydukları inancın farklılığı. Eğer kişi bireysel olarak hastalığı yayabileceğine dair bir inanç beslemiyorsa risk içerikli davranışlarda daha kolay bulunabiliyor.

İkincisi, tecrübe ettikleri duygular, özellikle de korku. Kişiler eğer karşılaşılan durumun sonuçlarına dair korku duygusu besliyorlarsa daha az risk alma davranışlarında bulunuyorlar.

Almanya’da Freie Universitat Berlin’de Covid-19 ile ilgili yapılan yeni bir araştırmada kadınların erkeklere oranla daha fazla korku taşıdığı bulunmuş. Belki spesifik olarak bu salgınla ilgili yaş da bir faktör olarak değerlendirilebilir. Vietnam’da korona ile ilgili yapılan başka bir çalışmada sosyal medyanın aşırı kullanımın risk algısını arttırıp paniğe yol açabileceğini bulmuşlar.

Özetle insanlar kontrol edebileceklerini düşünüyorlarsa, korku duymuyorlarsa, sosyal medyadan da uzak duruyorlarsa daha çok dışarı çıkıyorlar sanırım.

Bilim insanları pandemi esnasında insanların neden farklı davrandıklarını araştırmaya devam ededursun. Ben şimdilik aldığım en büyük riski kahve tüketimimle sınırlı tutacağım.

The following two tabs change content below.

Sufistike

Psikoloji lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi'nden aldıktan sonra Polonya'da gönüllü olarak çeşitli AB projelerinde çalıştı. University of Birmingham'de psikoloji alanındaki yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü ve hala aynı alanda doktora eğitimine devam etmekte. Şu sıralar akademik çalışmalarını Almanya'da sürdürüyor.

Latest posts by Sufistike (see all)

PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….