PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Eylül 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

BAHAR GÜNEŞİNDE AÇAN BEGONVİLLER

Hava sıcaklıkları doruk noktasına ulaşmaya başladı. Bugün annem ile markete gitmek için dışarıya çıktık. O kadar sıcak bir hava vardı ki, güneş resmen tüm bedenimizi ele geçirdi. Sanki bugün tüm Muğla sokaklara dökülmüştü. Her şeyi bir kenara bıraktığımda beni asıl büyüleyen begonvillerdi.

Geçtiğimiz ay bir yarışmaya katıldım. Uzun süre sonra bilimsel bir yazı yazma fikri beni canlandırdı. Makalemin özetini üniversiteye gönderdim ve geçtiğimiz hafta kabul edildiğime dair bir mail aldım. Dün sizlerle daha erken fikirlerimi paylaşmak istiyordum ama makalemi yazmaya devam ediyordum. Evet, sonunda makalemin tam metnini de Yeditepe Üniversitesi’ne gönderdim. Yakın zamanda bildirimi sunacağım için çok heyecanlıyım. Edebiyat bilimi için daha yoğun çalışmayı ve bunu bir kitleye anlatmayı öyle çok özlemişim ki… -görüntülü sempozyum yapıyor olmamıza rağmen- Çalışmamın detaylarını program sona erdikten sonra sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.

Müziklerle, filmlerle ve kitaplarla geçen bir haftayı geride bıraktım. Yepyeni bir haftayı boy vermiş begonvillerle karşıladık. Bu güzel güne kuş sesleri ve şiirler eşlik etti.

Yüzümü bulutlara kaldırıp
Dua eder gibi mırıldanıyorum
Kuşlarla, otlarla yıkanıyorum
Rüzgarla, ilkbaharla

 

Güneş gözkapaklarımı ısıtıyor
Ah! Güvenilmez ilkbahar güneşi
Rüyada mıyım, gerçek mi bu
Hem var gibiyim, hem yok gibi

 

Bir güney kentinde, bir kıyı kahvesinde
Başakların sonsuz salınışı
Burada, kendimle başbaşa
Ömrümü böylece tamamlayabilirim

 

Bir kuşu dilinden hiç öpmedim
Belki bir gün öpebilirim
Belki bir gün rüzgâr olurum ben de
Eserim başakların üzerinden
Kalbim bir yaz gününe karışsın isterim
Bir kuş cıvıltısında doğmak için yeniden

 

  • Ataol Behramoğlu”

 

Ne hoş bir bahar anlatımı, sizce de öyle değil mi? Şairlerin dizeleri arasında kaybolmak ne de güzel bir duygu. Şiir kitaplarıyla kimilerinin arası iyi kimilerinin arası kötüdür. Bazı insanlar dizeler arasında bulduğu derin anlamlar içinde kaybolurken bazılarına ise bu durum oldukça tuhaf gelmektedir. Bana soracak olursanız şiir bir bahar esintisine benzer. Önce tatlı tatlı eser bazen de yerini güze bırakır. Kalbimize işlenir o dizeler. Kimi zamanda ruhumuza…

Edebî türler arasında olmak beni öylesine mutlu ediyor ki… Mesela sokakta küçük çocukların ellerinde masal kitapları gördüğümde öyle mutlu oluyorum ki, yüzümdeki gülümseme kalbime kadar yayılıyor. Kitapların insanların benliklerine dokunduklarını düşünüyorum. Onlar bizi hiç bırakmayan kalıcı dostlar. Karıştırın kitapları, bakın o güzel yazılara, eminim birisi size hitap etmese bir diğeri muhakkak sizinle bütünleşecektir. Hani derler ya “Bir kitap okudum tüm hayatım değişti.” Hadi siz de beğeneceğinizi düşündüğünüz bir kitabı okuyun. Hayatınıza kim bilir ne zenginlikler katacak o satırlar. Bu hafta sizlere bir eser önermeyeceğim, bu hafta sizin hayal dünyanızla şekillensin. Bir sonraki yazıda bakalım bizi neler bekliyor olacak. Haftanız açan çiçekler kadar şen ve güneşin gülümseyişi kadar aydınlık olsun.

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)