PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

13 Haziran 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Iki haftadır bir aktörü anime etmeye çalışıyorum.

Anime etmeden önce elimin ezberlemesi için onu defalarca çizmem gerekli…

 

Onu izlediğim bir filmdeki ‘sıcak’lığı ve empatik başarısı yüzünden seçmiştim. 

Yüz kaslarını ve mimiklerini öğrenebilmek için oynadığı her filmi, her seriyi, lanet olasıca her sezonunu ve epizotunu izledim. 

Oynadığı kısa metrajlı ve öğrenci işi kılıklı vasat işleri bile defalarca izleyip, didik didik analiz ettim.

Tek bir göz seyirmesini, yanaklardaki ufak bir gerilmeyi, çenedeki titremeyi hafızama kazıdım.

 

Tırnaklarını yiyordu… tüm sağ el tırnakları dibine kadar yenikti… sol el bundan nasibini almamıştı… bu nedenle el ayrıntı planlarda çoğunlukla sol elini kullanıyordu. Mükemmelliyetçi kişilerde sık görülen bu tırnak yeme olayında, sol elin kendini kurtarış nedeni ne olabilirdi? Durmadan bir şey yapıyor olması olabilir miydi?…

Bir aktör en çok ne yapardı?

Ezber!

Sol el senaryo kağıtlarını tutarken serbest kalan sağ el kıtır kıtır yeniyordu demek ki!

Tam da bu biçimde çizdim onu… sağ el tırnakları yenik.

 

Ardından kendini gösterebilmek için durmadan üstünü çıkardığı tişörtsüz sahnelere sıra geldi. Bedenini çiziyordum.

Belli ki rakiplerini sollayabilmek  için genç yaşlardan itibaren sıkı biçimde vücut çalışmıştı. Hemen her sahnede gerekli gereksiz soyunmasının başka bir nedeni olamazdı.

Adam ayakkabısını bile bağlamadan önce tişörtünü çıkarıyordu!!!

 

Daha sonra sıra postüre geldi.

Bu konuda eşsizdi. Her role uygun postüre öyle rahatça giriyordu ki hayran kalmamak elde değildi.

Ağzım bir karış açık dört beş kere izledikten sonra ancak taslak çizmeye başlayabiliyordum… işte böyle bir başarı sütunuydu.

 

Ayni yüksek seviye, ifade değişimlerinde de vardı… yüzü plastik hamur kadar elastikti. Şekil alması kolay, göze bakmayan türden!

 

Tüm bu mükemmelliğine karşın, tek bir şey hariç,  herseyi ayna gibi yansıtıyordu.

Tek bir ifade… “tatmin”. Tatmin eksikti!

 

Herhangi bir amatör oyuncuda bile kolaylıkla görebileceğiniz gevşek bir gülüşle gelen, tüm kasların dinlenip huzura kavuştuğu “tatmin” ifadesi … 

Hani bazen ardından çocuksu, masum bir gülücük gelir… bazen de kısa bir kıkırdama… işte o yoktu!

Izledim izledim, onlarca rolde yüzlerce sahnede bir türlü bulamadım. 

 

Geçen hafta buraya köşe yazımı yazamayışımın nedeni buydu. Belki gene atlayacaklarım olur, şimdiden affola.

 

Kafayı anime karekterimdeki eksik duyguyla bozdum. Hani Türk olsa yeminle adamın yakasına yapışıp soracağım!

Diyeceğim ki; 

Derdin ne be adam! Azıcık kendini bırakıp rahatça gülsene… ben de senin gevşeyen yüz kaslarını çizeyim!!!

Ama Türk değil işte!!!

 

Bir animasyon filminde hem iki hem de üç boyutta çalışıyorsanız, başınıza gelebilecek sıradan sorunlardır bunlar… hele ki model için gerçek bir aktörde karar kıldıysanız, bazen kumaş yetmez böyle … yama yaparsınız… ama o da sırıtır!

Aktör sırıtmazsa işte böyle yaptığınız yama sırıtır!

 

Her hazırlık aşama aşama ve ağır ilerler.

Çizim aşaması, önden, yandan, arkadan, üstten ve amorstan sınırsız çizimi içerir.

Sonrasında oturup üç boyutlu modellersiniz… kafayı ayrı, bedeni ayrı.

Ondan sonra deri-giyisi kaplamasını hazırlar, iskeletini çizer ve rigini oturtursunuz. Rig dediğim şey, iskeletle modelin bağlantısı ve hareket kabiliyetidir.

Herşey yolunda giderse de anime ettirip hareket verirsiniz.

Böyle işte. 

E bana kolay gelsin o zaman 🙂

The following two tabs change content below.
M.Ü. Güzel Sanatlar Sinema-Tv ve T.Ü Fermente Ürünler mezunu. 23 yıl TRT çalışanı, şimdi emekli. 2D- 3D animasyon , seramik, botanik, kaligrafi, geleneksel el sanatları meraklısı... Biraz tiyatro ve müziğe bulaşmışlığı da var... bir de yazmayı seviyor.

Latest posts by Renkli Kalem (see all)