PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

19 Ekim 2020

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Koşturmayla geçen bir günün sonunda ayaklarımı uzatıp, demli çayı ince bellide yumumlamaya başladım mı, dünyanın neresinde yaşadığımı unutuveririm.

Aslında unutmamam lazım. Tam sekiz sene önce master eğitimi için ayak bastığım ve ardından doktora da yapabilmek için kaldığım bu memlekette doktora dışında pek çok şey yaptığımı ve çok da iyi yaptığımı, ama nihayet onun da sırasının gelmekte olduğunu kendime hatırlatmam lazım yavaştan.

Şartların el vermemesinden ziyade bir tercih meselesiydi bu erteleme kararı. Tadına yeni yeni varmaya başladığım, kendi ayakları üzerinde durabilme duygusu yüreklendirmişti beni önce. Ama öyle bir iş bulup, ayrı eve çıkmak kadar basite indirgenecek bir kendine yetebilirlikten çok daha fazlasını kastediyorum.

Göçmenlik statüsü ile bir ayağın sınırda yaşadığın, bürokratik sebeplerden iş bulmanın, sistemde kendine yer açabilmenin, inceliklerini kavrayıp adapte olabilmemin hayli çetrefilli olduğu ve bütün bunları sevdiklerine hissettirmeden tek başına göğüslemeye çalıştığın bir varolma çabasından bahsediyorum.

Doktora sürecinde önce hayata sonra da kendine yabancılaşmış, anti-depresan takviyesi olmadan ipi göğüslemenin imkansızlığından dem vuran pek çok doktor adayının yaşadığı hezimete şahit olup korkular geliştirmiştim. Ertelememde bunun da tesiri muazzamdı yakın zamana kadar.

Yersiz korkularımı ve inançlarımı saptayabildiğim ve başarabildiğim ölçüde dönüştürmeye niyet ettiğim şimdilerde,  bir yerlerden beni çağıran o davudi sese kulak kesildim. “Ne istediğini artık biliyorsun ve şimdi hiç olmadığın kadar yakınsın”  diyor sanki.

Ne istediğimi söyleyeyim mi? Tıpkı o çocuk yaşımda kendimden emin “Bilgi sahibi bir birey olmak için dil ve edebiyat okumak istiyorum.” dediğim zamandaki kararlılığımla söylüyorum: Doktorada fantezi yapmak istiyorum.

Yani; kurumların isim ve sıralamalarına takılmadan, kadrolarda yer kollamadan, mezuniyet sonrası açıkta kalma endişesi taşımadan, güncel ya da popüler konuları çalışma zorunluluğu hissetmeden, kendi içime doğru derin bir yolculuğa çıkmak istiyorum. Bunu da doktora yapıyorum bahanesiyle resmiyete döküp, aslında kendime zaman ayırmak istiyorum.

Akademik kariyer de yaparım hatta çocuk da deyip, henüz hiçbirini yapmayıp kedi beslediğim bugünlerde bana inanmanız için sizi nasıl ikna ederim bilemiyorum. Ama bu duruma pek de dertlenmiyorum.

Anahtarın sesini duydum “klik”, kilide oturuyor. Canım ne zaman isterse o zaman çevireceğim kapı kolunu. İçeri girdiğimde gördüklerimi ilk önce sizinle paylaşacağım elbette.

The following two tabs change content below.

Beyza'nın Mutfağı

Köşe Yazarı at Beyza
Fim teorisi, tonal armoni, resim, felsefe ve Latince gibi bir çok sanat ve temel bilim dersleriyle desteklediği lisan eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümün’de tamamladı. Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nde Yüksek lisans eğitimi aldı. Doktoraya devam edebilmek için uzun dönemli yerleşme kararı aldığı İngiltere’de, aile kurmak ve Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde çalıştığı ikinci bir Yüksek Lisans da dahil olmak üzere, doktora dışında pek çok şey yaptı . Şimdi Brunel Üniversitesi’nde Akademik İngilizce dersleri veriyor. Kendisini anlayan bir doktora danışmanı bulacağı güne çok yaklaştığını hissediyor.

Latest posts by Beyza'nın Mutfağı (see all)