PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

17 Eylül 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

ANADOLU’NUN BÜYÜK KUCAĞI

ANADOLU’NUN BÜYÜK KUCAĞI

 

Bu yaz Manyas’a sık sık geldik. Teyzemizin evine. Yangın, sel haberleriyle dolu akşam ajanslarından sonra düğün seyretmeye gittik. Roman düğününden Gürcü düğününe çeşit çeşit töre, örf ile düzenlenen cemiyetleri gördük. Gerçekten mutlu olan insanların gülen yüzleriyle oyun oynaması, dans etmesi bizi de bir nebze olsun rahatlatıyordu.

 

Yazın sonuna doğru biz düğüncü olduk. 10 Eylül’de Antalya’da düğünümüz vardı.

 

Oğlan tarafıydık.

 

Gidebilir miyiz, hediyemizi mi göndersek, derken kendimizi yola düşmüş bulduk.

Düğün gerçekten büyük organizasyon işi. Yöreye ve ait olunan sosyo-ekonomik tabakaya göre farklılaşıyor.

Yıllar geçtikçe yeni adetler ekleniyor, bazıları eleniyor.

 

Ben o kadar uzun zamandır düğünlere katılmıyordum ki bazı uygulamaları hiç görmemiştim. Kına gecesinde testi kırılması, sahneye taht kurulması, gelin almada gelinliğe benzer bir şey giyilmesi sonra onun değiştirilmesi gibi…

 

Her geçen gün daha masraflı daha pahalı oluyor düğünler. Gösterişe biraz daha düşüyoruz.

 

Sokakta portatif klimaların çalıştığı Antalya’yı da görmüş olduk bu vesileyle. Konyaaltı’nda denize girdik. Bizim Karadeniz kadar olmasa da deniz hep dalgalıymış. Ürkütücü olmayan uysal bir denizde yüzmeyi özlemişim.

Giderken de dönerken de farklı şehirler görmek güzel oldu. Dura konaklaya gidip geldik.

Giderken Kütahya’yı Afyon’u, Burdur’u dönerken Denizli ve Manisa’yı gördüm. Hiç görmemiştim bu şehirleri. Nesi ünlüyse yol boyu göze çarpıyordu. Biz de durup tadına bakıyorduk.

Elazığ’da bir sene Fırat Üniversitesi’nde çalıştım. Çocuklarım küçüktü. Bir de kedimiz vardı. Oradan aldığımız, benim kullandığım 23 plakalı arabayla döndük. Dönüş yolunda Kayseri’den geçerken Erciyes Dağı’nı görüşümüzü hiç unutamam. Coğrafya dersinden tanıdığımız bir starı görünce hepimiz aynı anda çığlığı basmıştık.

 

Yol boyu “dertlerden kurtulursun, gezsen Anadolu’yu” şarkısını bildiğim kadarıyla söylemiştim çocuklara.

 

Anadolu’nun çok büyük ve şefkatli bir kucağı var. Uyumlu olursan; töresiyle, insanıyla Anadolu büyük bir zenginlik.

 

Ben İstanbul’da doğdum büyüdüm. Teyzem, dayım, amcam, halam yok. Öz kardeşim de. Tastamam bir çekirdek aile. Annemle babam da ayrıydı. Annem çalışıyordu.

 

Düğünlere gitmedik biz düğün yapmadık. Bayramlarda kalabalık aile toplantıları nedir bilmem.

 

Eşim sayesinde edindiğim aile vesilesiyle töreleri törenleri görüyorum. Hatta gezerek görüyorum.

 

Hayat yeni kapılarla, pencerelerle vizyonunuzu açmaya genişletmeğe devam ediyor, durmuyor.

The following two tabs change content below.

Defne ILGAZ

Sanatçı-Akademisyen at Defne Ilgaz
Lisansını ve yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi/Enstitüsü Sinema TV bölümünde yaptı. İki yazarın kızıdır. Aynı zamanda müzisyendir. Albümleri, cover'ları, bir de kitabı var. İki çocuk annesi. Doğduğu ve büyüdüğü İstanbul'dan taşınarak yaşantısını sonuncu il Düzce'nin Akçakoca ilçesinde sürdürmekte, bağımsız sanat adına çalışmalarına orada devam etmektedir. Daha fazla bilgi için www.defneilgaz.com.tr kişisel web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Latest posts by Defne ILGAZ (see all)