PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

13 Haziran 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

ACIMASIZ DÜNYANIN KADINLARI, ÇOCUKLARI VE HAYVANLARI

Bu dünyaya üç şey olarak gelmek -özellikle yaşadığımız çağda- çok tehlikeli. Kadın, çocuk ve hayvan. Dün tüyler ürpertici bir olay daha meydana geldi. Çoğunuz haberlerde görmüşsünüzdür. Samsun’da vicdansız bir şahıs karısını kızının gözü önünde öldüresiye dövdü. Görüntüler her aklıma geldiğinde o küçücük çocuğun korku dolu çığlıkları kulaklarımda çınlıyor. Ne kadar korkunç bir babanın çocuğunun annesini dövmesi. Ne olursa olsun ne kadar zaman geçerse geçsin o küçük çocuk bu dehşeti asla unutamayacak. Belli bir vakitten sonra aklından silindiğini düşünecek ama belki küçücük, basit görülebilecek bir hareket zihninde bu dehşeti canlandıracak. Dünyada çocuklar en çok annelerinin ve babalarının kanatları altına sığınmak ister. Eğer bir ebeveyn kendi eşine şiddet gösterirse o çocuğun güvendiği tüm kanatlar kırılır ve uçmaktan korkar. Öyle ki ailesinde yaşanan trajedi tüm hayatını etkiler. İnsanlara güvenemez, yeri gelir kendini suçlar ve gittikçe içine kapanır. Eğer şanslıysa bu kaostan bir şekilde çıkar. Bazen bir terapiyle, bazen de ilaçlarla… İçinde kötülük biriktiren şahıs bir aileyi yok eder. Kadın şanslıysa yaşar ve hayatı boyunca ölümden kaçmaya, çocuğunu korumaya çalışır.

Çocuklara, hayvanlara ve kadınlara acımasızca tecavüz ediliyorsa; şiddet gösteriliyorsa orada insanlık var demeyin. İlla savaş ülkeler arasında yapılmak zorunda değildir. Eğer bir ev yangın yerine döndüyse orada bir ailenin savaşı söz konusudur. Ve ne yazık ki her savaşta olduğu gibi burada yanan çocuklar ve kadınlardır. Yine zarara uğrayan hayvanlar ve doğadır. Afet Ilgaz’ın Çocuklar da Savaştı çocuk romanı bu durumu öyle güzel ele almıştı ki… Yazarın bu kitabını okuduğum da içimde bir sızı hissetmiştim. Sonuna geldiğimde boğazımda bir yumru oluşmuş, gözlerim dolmuştu. Çocuklara anlattığımız çoğu şey aslında yetişkinlere yöneliktir. En azından ben böyle düşünüyorum. Bir çocuk kitabı tüm hayatımızı bize sorgulatır.

Bir de sessiz varlıklar var. Dilsiz, tek amaçları ailesini doyurmaya çalışan hayvanlar yalnızca bu dünyada kalmaya çalışıyorlar. Onlara tehdit oluşturmadığı müddetçe hiçbir insana zarar vermiyorlar. Oysa bazı caniler onlara bile el uzatıyorlar. Ne yazık ki yaşadığımız çağda insan diyebileceğimiz varlık sayısı azaldı. Ataerkil yapıyı hiçbir zaman desteklemedim. Ne geçmişte ne de günümüzde bu sistem bana göre yalnızca dünyaya at gözlüğüyle bakanların oluşturduğu mantıksız bir kavramdan ibaret. Doğru manada feminizmin savunucusu oldum ve olmaya da devam ediyorum. Mesela kadınların sesini yükselttiği filmleri büyük bir gururla izliyorum. Hiçbir insanın bir diğerini ezmeye, küçümsemeye ve eziyet etmeye hakkı yok! Herkes kendi bedeninden ve ruhundan sorumlu. Ne olursa olsun bir kadına, çocuğa, hayvana ve doğaya yapılan şiddet kabul edilemez. Kaba kuvvet erkeği erkek de yapmaz. Yalnızca acizleştirir. Erkek egemenliği dediğimiz şey bu kadar alçakçadır. (Bu çağın acımasızlığını konu edinen beğendiğim parçalardan birisini de sizler için yukarıya bırakıyorum.) Tabii ki her erkek aynıdır demiyorum. Ama yaşadığımız çağda daha iyi ilerlememiz gerekirken gittikçe kötüye gidiyor gibiyiz. Kadınların daha az kazandığı, erkeklerin daha çok söz sahibi olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Oysa Ulu Önder Mustafa Kemal, bizlere öyle güzel bir gelecek sunmuştu ki… Kadınların dimdik ayakta durduğu, çocukların güldüğü, hayvanların korkusuzca dolaştığı, hepimize umut vadeden huzurlu bir gelecek. Bize tüm kalbiyle güvenmişti. Geleceği değiştireceğimizden öyle emindi ki cumhuriyetimizin kuruluşunu çocuklara emanet etti. İleri görüşlü başöğretmenimiz; çocukların iyi yetiştirildiği takdirde geleceği değiştirebileceklerini biliyordu.

Umarım bundan sonraki nesil daha huzurlu ailelerde yetişir. Güçlü anneler güçlü evlatlar yetiştirir; hayvanları ve doğayı kalpten sevmeyi, onlara saygı duymayı öğretir. Böylece olması gereken insanlık harekete geçer; merhametin hâkim olduğu bir yer küre oluşur. Kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmediği; kadınların, çocukların ve hayvanların işkence görmediği bir zaman diliyorum.

The following two tabs change content below.
Lisansını Düzce Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Erasmus AGH kapsamında Bosna- Hersek'te çalıştı. Lisans döneminde bölümüyle ilgili çeşitli programlar yaptı ve konferanslara katıldı. Edebiyatla bağını koparmadan çalışmalarına devam ediyor.

Latest posts by Rûh î Edebiyat (see all)