PODCAST

Yine… Yeniden… sitemder….

3 Aralık 2021

SitemDer

Karanlık sularda güneş olmak…

Kaplumbağalara özenirdim hep. Sırtlarında taşıdıkları mobil evleri sayesinde dilediği yere gidip, oranın evli barklı yerlisi oluvermek için istemeleri yeterdi.

Kaplumbağalardan aldığımız ilhamla edindiğimiz çadırımız ve arabamızla kurulduğumuz 48 saatlik evimizden az önce döndük.

Kamp yaptığımızı söylediğimde, hem de her seferinde şaşıran tanıdıklarımın zihninde çadır- çingene- ilkellik- sefalet… kodlarının aktive olduğunu tahmin ederek meseleyi pek uzatmıyorum. Sizinle paylaşmaksa çok keyifli.

Kampçılık 1900’lerin başında kazandığı popülaritesini yıllar içinde artırmış bir “hayatın rutininin dışına çıkma” formu İngiltere’de. 12.000’den fazla kayıtlı kamp alanı olmasına rağmen, özellikle yaz aylarında erken rezervasyonsuz yer bulmak neredeyse imkansız bu yüzden.

Velhasıl, bu hafta sonu evvelden organize ettiğimiz gibi Hastingsli olmayı seçtik.

Öğrenciliğimde İngiliz tarihinin mil taşlarından Hastings Muharebesi’ni (Battle of Hastings) çalışırken, daha iyi anlamak için gözümde canlandırmaya uğraşırdım olay mahallini. Karşı kıyı Fransa’yı kaldırıp taa oralara götüren neydi kim bilir?

Vakti gelince bir de dünya gözüyle görmek varmış demek. Hayal ettiğimle pek örtüşmese de, kıyıya uzanan dik yamaçlarıyla tepe üstüne kurulan bölge muazzammış.

Bol oksijenle, kamp ateşiyle, yemyeşil doğayla ve hala sırrına vakıf olmayı arzuladığım okyanusla dört elementi dengelememize 48 saatlik Hastingsli olmak yetti bile.

Pazar sabahı erkenden yola revan olup, akşamki final maçına yetişmek isteyen tüm kaplumbağalar gibi sakin sakin toplanırken, kahvaltı bulaşıklarını yıkayan iki amcanın arasında geçen diyalog:

“Haftaya nereye kuruluyorsunuz? Yazın bitmesine de sadece sekiz hafta kaldı.”

“Uff aklıma getirme şimdi. Sonrası aylarca soğuk hava, yağmur ve çamur… hey dur bi dakika şu an hava zaten tam da öyle”

Mutlu olmak için Maldivler tatiline bel bağlamayan 48 saatlik hemşerilerim, mizahınızı seviyorum.

The following two tabs change content below.

Beyza'nın Mutfağı

Köşe Yazarı at Beyza
Fim teorisi, tonal armoni, resim, felsefe ve Latince gibi bir çok sanat ve temel bilim dersleriyle desteklediği lisan eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümün’de tamamladı. Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nde Yüksek lisans eğitimi aldı. Doktoraya devam edebilmek için uzun dönemli yerleşme kararı aldığı İngiltere’de, aile kurmak ve Cambridge Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde çalıştığı ikinci bir Yüksek Lisans da dahil olmak üzere, doktora dışında pek çok şey yaptı . Şimdi Brunel Üniversitesi’nde Akademik İngilizce dersleri veriyor. Kendisini anlayan bir doktora danışmanı bulacağı güne çok yaklaştığını hissediyor.

Latest posts by Beyza'nın Mutfağı (see all)