SitemDer

karanlık sularda güneş olmak

Sana Merhaba Dedim Elveda Diyemem!

SANA MERHABA DEDİM ELVEDA DİYEMEM!

Bu benim çok sevdiğim bir şarkıdır. Hiçbir işe “asılmam”. Benim olsun, bende kalsın demem. O benim demem.

Son on yılda öyle şeyler yaşadım yaşadık ki, söylemem dediğim bu cümleleri dişlerimi sıkarak, büyük bir kararlılıkla söyleyen birine dönüştüm.

“Giderse gider, nasiptir, Dönerse geçtir, geçmiştir kabul etmem” müdanasızlığı içinde oldum hep. Sahiplenmedim kolay kolay. Çocuklarımı büyütürken bile kendimi sadece bir emanetçi olarak gördüm.

Kalan sağlar sevenlerimdi, hakikaten sevenlerim. Beni anlamasalar da, takıldıkları bir şeyler olsa da mevzisini terketmeyenlerdi. Ben onlara “git” dediğimde gücenen temiz kalplerdi onlar. “Kurtarın kendinizi burası arbede!” dediğimde “gidişimiz laf dinlememizdir ve gidişimiz hepimiz içindir” diyen güzellerdi.

Sitemder derneğimizin ve dergimizin adıydı. Sitemder, her türün kendini yerlisi hissettiği bir ekosistemdi. Sitemder bir manifestoydu.

Gemimizi batırdılar. Hem de içeriden!

2008’de başlayan delirium Türkiye’de çok gemiyi batırdı.

Bizim geminin yeniden yüzmeye niyeti var gördüğüm kadarıyla. Gemi miçodur. General değildir. Gemi sadece demirden tahtadan bir şey de değildir. Gemiyi yüzdüren güç yüzmesini isteyenlerin inadıdır, dualarıdır. Taşıdığı emanetin değeridir.

En serseri, en avare, en bağımsız ruhlu denizci bile korsanları görünce gemisine bağlanır. Benim gibi dişlerini kenetleyerek “o benim” der.

İlyas Temel Şafak kendiliğinden bir emir, bir talep olmadan Sitemder’imizi diriltmeye karar vermiş ve benim haberim olmadan bu mucizeyi gerçekleştirmiş kişidir. Gemimizin fahri mühendis/makinist/süvarisi ilan ediyoruz kendisini!

Gerçekte lojistik akademisyeni olan İlyas Hoca artık yaşamakta olduğum Düzce’nin üniversitesinde öğretim görevlisi. Bilişim ve iletişim kabiliyetlerinden ve çalışkanlığından ötürü başka ünvanları da var çalıştığı kurumda. Rektör Danışmanı, Koordinatör vs gibi.

Eski okurlarımız, sevenlerimiz, takipçilerimiz bilsinler ki veri kaybımız hemen hemen hiç yok. İlyas Hoca zaman içinde o verileri teker teker yükleyecek.

Sufistike adıyla yazan Esra’yı hatırlarsınız. O şimdi doktorası için Almanya’da. Boğaziçi psikolojiyi bitirdi ve devlet bursuyla Londra’da master yaptı. Düzce’deki görevi sırasında kendisi gibi bir akademisyenle evlendi. Bir öğrenciyken bile onun psikoloji yazılarını hayranlıkla okurduk, kim bilir ne yazılar yazacak, yeni vizyonuyla!

Beyza’nın Mutfağı’nın Beyza’sı şimdi Londra’da. O da evli. Boğaziçi’nin İngiliz Edebiyatı Bölümünü bitirip Kraliyet Akademisi’nde master’ını tamamladı. Artık orada yaşıyor. Onların  kaldığı yerden devam etmesini görmek benim için büyüleyici.

Ben editörüydüm bu derginin. Birçok yazarımız vardı. Gelen çoğu yazıyı hayranlıkla okurdum. Bir okuyucu duygusuyla bir sonraki yazılarını sabırsızlıkla beklerdim.

Bizi bilenler bilir. Kalıbımız kıyafetimiz değişmiş olabilir. Onlar için bir gün çalıp söyleriz belki de, “Ey oğul birdir kap değişse su!” diyen ilahiyi.

Gördüğünüz gibi, miçolarım okyanuslarda yelken açtılar.

Bense İstanbul’u bıraktım. Ya da o beni bıraktı. Türkiye’nin country şarkıcısı olarak tanımlayabilirsiniz beni alınmam, çünkü taşrayı seviyorum.

Hala bağımsız, hala deneysel bir sanatçıyım.

Merhaba demiştik. Siz de bizi sevmiştiniz. Sonra elimizde olmayan nedenlerle ayrı düştük.

Ayrılık hep böyledir zaten. Emredici ve buyurgandır.

Ayrılık doymuş belli ki. Şu son on yılda…

Meğer elvedası olmayan bir merhabaymış bizimki, ey okuyucu!

Defne ILGAZ
defneilgaz.com.tr

Fotoğraflar: Defne ILGAZ

The following two tabs change content below.

Defne ILGAZ

Sanatçı-Akademisyen at Defne Ilgaz
Bir ayçiçeği güneşte tek başına

Latest posts by Defne ILGAZ (see all)

Yine… Yeniden… sitemder….