SitemDer

karanlık sularda güneş olmak

Sonu hiç gelmeyecek hissine kapıldığım gönüllü yorgunluklarımdan biri daha bitti. Finaller. Bu sabah erken kalkmak zorunda olmamayı garipsedi bünyem. Yine ayaklandım hemen. Bir şey bittiyse yeni bir şey başlamalı demektir.

O yeni şeye başlamadan önce ilk yaptığım; kitapları, dolapları havalandırmak ve birikmişleri yoluna koymak olur. Bu kez kıyısında köşesinde kalmış ne varsa ortaya çıksın, arındırılsın diye zihin havalandırması yapıyorum önce.

Son bir buçuk yılın kronolojik arşivi Sitemder yazılarında zaten. Veri taramasına oradan başlıyorum.

O zamanki beni görebilmek için eski yazıları okurken “Her yeni yazı bir öncekinin hükmünü kaldırır mı?” diye düşünmeye başladım. Neler düşünüp neler yazmışım, şimdilerde yeri başka düşüncelerle ve sözcüklerle değişen?

Tiyatro kuramı ve tiyatro ile yatıp kalktığım bir dönemde Antika Bir Öneri’de bulunup Tiyatro’nun Altınçağı’ndaki gibi yaşayalım demişim.

“Gothik’i, Rönesans öncesinde kullanıldığı anlamı karşılamayan yerlerde kullanmayalım lütfen” derken bu kavramın zamanla genişlediğini göz ardı etmişim. Ruskin’in “Nature Of Gothic”ini henüz okumamıştım çünkü.

“Oscar Wilde, hem kendisiyle çelişiyor dedikten sonra derdini çok iyi anlatan bir yazar” derken benim eleştirim daha çelişkili olmuş…

Aşktan haberdar değilken henüz “Ölü Ozanlar Derneği” ve “Mona Lisa Gülüşü” filmlerinden bahsedip evlilik kurumu hakkında öyle atıp tutmuşum ki editörüm bile aldığım eğitimin bana kattıklarından endişe duymaya başlamış!!!

Sonra da, üniversitede okumaya başladıktan sonra öğrencilerin değişmeye başlayan fikirlerinin samimi değil de taklit olduğunu savunmuşum. Bu işten öğretim üyelerini de sorumlu tutmuşum hatta.

Jazz müziği sevmediğimi iddia ederken Ray Charles, Louis Amstrong, Glenn Miller dinlemeden edemez olmuşum şimdi.

Bu arada haklı çıktığım zamanlar da olmuş. Ben “sapına kadar Juliet” olmaktan bahsederken, dediğim gibi Romeo’nun nesli çoktan tükenmiş.
Çevirmişim evirmişim, tiramisular yapıp üstüne düşünmüşüm. Sergiler gezmişim, konferanslara katılmışım, konserler dinlemişim.

Bu arada okul bile değiştirmişim. Hep güzü seven ben, baharın büyüsüne kendimi kaptırmışım, yeni duygular keşfetmekten bahsetmişim. ( Bütün suç yemyeşil bahçenin, kırmızı gelinciklerin ve pembe lalelerindi. )

Bunlar, üzerinden geçip eksik bulduğum yerlerini tamir ettiklerimin bir kısmı. Daha bitmedi. Zevkli ama uzun süren uğraştırıcı bir iş olacağa benziyor. Yine de yorgun zihin bu arada tazelenip dinlendiği için değer.

İşlem devam ettikçe daha neler neler değişmiş görmeyi merakla bekliyorum. Yine bahsederim.

Bu arada hiçbirinde değişmeyen bir şey olmuş; hayal etmişim, umutla, ısrarla beklemişim.

The following two tabs change content below.

Beyza'nın Mutfağı

Köşe Yazarı at Beyza
beyza@sitemder.org

Latest posts by Beyza'nın Mutfağı (see all)

Yine… Yeniden… sitemder….